Kevser Turhan

Çocukluğumuzda, biz sekiz yaşlarında iken, babam seksenli yaşlarda idi ve bizi sabah namazına kaldırır, camiye götürürdü." Babamın çocukluğunda iki mahalle var. Köyde de iki cami var. Mahalleden camiye gelmeyen bir erkek olursa, ölü taşınan sal, caminin bir yerinde duruyor. Namazdan sonra cemaat salı alarak ve "Herhalde bu adam öldü, ölmeseydi namaza gelirdi." diye düşünerek adamın evinin önüne giderlermiş. Şimdi artık böyle cemaate devam eden bir yer kalmamış. Zannediyorum sizin köylerinizde de böyle şeyler yaşanmıştır. Onun için cemaat, cennette olmanın da önemli vesilelerinden biridir.
Sayfa 101 - Şecere Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Peygamber Efendimiz "Kardeşlerimi çok özledim." diyor. Ashâb-ı Kirâm diyorlar ki "Ya Resulallah, biz senin kardeşlerin değil miyiz?" O da "Hayır diyor, siz benim ashâbımsınız, arkadaşlarımsınız. Benim kardeşlerim, sizden sonra gelen ve beni görmediği halde beni görmüş gibi bana uyan, beni takip eden, benim sünnetime tâbi olarak yaşayanlardır. Bu hayırlı nesilden sonra yalan yaygınlaşır. Hatta o kadar ki, bir insan yemin eder de onun yeminine itibar edilmez. Çünkü yemininde doğru sözlü olmayan bir insandır o. Bu bozulmuş nesiller içinde bir kişi şahitlik yapar ama onun şahitliğine itibar edilmez."
Sayfa 96 - Şecere Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Yasını tutuyorum kararttığım düşlerin Yıpranmış divaneler gibiyim sokaklarda Amansız bir yalnızlık üfleyen pencereler Lif lif yoluyor kahır seyyahı bedenimi Önümde, haksızlığın hesaba çekildiği Siyahın simsiyahı tanımadığı mahşer Arkamda, kare kare ömrümü belirleyen Hatırladıkça yanıp tutuştuğum resimler Söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını Yeniden bir Nil olup taşar mıyım çöllere Kim giydirir başıma tacını nihayetin Kim takar bileğime hürriyet künyesini Karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle. Rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı Ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı Asırlardır köhne barınaklarda Küflenen, çürüyen çığlıklarımı
Alıntı
Peygamber Efendimiz "Herc çoğalmadıkça kıyamet kopmayacaktır." buyuruyor. Ashâb-ı Kirâm, bu kelime Arapçaya başka dilden giren bir kelime olduğu için anlamını bilmediklerinden Resul-i Ekrem Efendimiz'e, "Herc nedir ki Ya Resulallah?" diye soruyorlar. Peygamber Efendimiz de, "Savaştır, yani adam öldürmelerdir." diyor. O, kendisinin vefatından sonra olacakları fitne diye adlandırıyor.
Sayfa 89 - Şecere Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bugün için bizim meselemiz şudur: Biz bu ilkeler çerçevesinde bugünün İslam insanını nasıl inşa edeceğiz? Yani bugünün bütün bilgilerini kullanarak bu işin üstesinden nasıl geleceğiz? Sadece Müslümanların ürettiği bilgilerle yetinmek durumunda değiliz. Çünkü ilim, her yerde üretilebilen bir şeydir ve ortaya çıkan ilmin faydalı olanını almak, zararlı olanından uzak durmak bizim prensibimizdir. Faydasız ilimden Allah'a sığınmak, Müslümanın görevidir. O bakımdan bunların hepsinin aslında İslam'ın temel prensipleri içinde mevcut olduğunu belirtmek istiyorum.
Sayfa 74 - Şecere Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı