Ürpererek kendisini adamın kollarına bırakır, sevinç nidalarıyla birbirlerine sarılırlar; işte o an, acıyı da ayrılıklarını da, bütün ıstıraplarını, o kasvetli evi, ihtiyarı,memlekette,uzakta kalmış karanlık bahçeyi ve kadının son bir ateşli öpücükten sonra adamın kollarından elem ve yürek sızısıyla ayrılıp gittiği o bankı da unutuvermişlerdir...
- Sizi gayet iyi tanıyorum. Ama bakın, şu şartla gelin: Birincisi bana âşık olmayın...
Bunun oluru yok,sizi temin ederim. Dostluğa ise hazırım, işte size elimi uzatıyorum... Ama aşk kesinlikle olmaz, size yalvarıyorum!