Kitleyi oluşturan bireyler, ne türden olursa olsun, yaşayışları, işleri, karakterleri ya da zekâları birbirine ne denli benzerse benzesin, ya da birbirinden ne denli ayrılık gösterirse göstersin, kitlede geçirdikleri biçim değişikliğinden, yalnız ve yalnız bu nedenden ötürü kollektif bir ruh kazanır; dolayısıyla, her biri tek başınayken hissedeceği, düşüneceği ve davranacağından bir başka türlü hisseder, düşünür ve davranır. Öyle duygu ve düşünceler vardır ki, birbiriyle kaynaşarak bir kitle oluşturmuş bireylerde rastlanır ya da bu bireylerde eylemlere dönüşür.