"Ölüme gidilmez. Ölüm sana gelir."
Anlaşılan, Nora doğru dürüst ölmeyi bile beceremiyordu.
Tanıdık bir histi bu. Hemen her bakımdan yetersiz olma hissi.
Tamamlanmamış bir insan yapbozu. Yetersiz bir hayat ve yetersiz bir ölüm.
"Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var," dedi. "Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansını sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün... Pişmanlıklarını telafi etme şansın olsaydı bazı konularda farklı davranır mıydın?"
Bizi yaratan şey baskıdır ama. İlk başta kömürsündür,basınç sayesinde elmas olursun. Bilimsel olarak,kömürseniz kömür kalırdınız. Belki de hayattan alınması gereken esas ders buydu.