Aşağı yukarı şuydu söylediği: "Kadınla erkek arasına yeniden düşmanlık girdi. Günümüzde erkeklerle kadınların hepsi birbiriyle bozuşmuş durumda. Örneğin benim uzun süredir bir düşmanım yok, böyle bir şey söz konusu olmayacak da, ama düşmanım olursa bu ancak bir kadın olabilir. Yalnızca sevilmemekle kalmıyoruz, bize savaş açılıyor. İşin içine aşk girerse bu ancak savaşı başlatmak için oluyor. Seni seven kadını, eninde sonunda şu ya da bu biçimde hayal kırıklığına uğratacaksındır, hem de nedenini bilemeyeceksin bile. Sana, senin ruhunu okuduğunu söyleyecektir, ama nereni okuduğunu belirtmeyecektir. İçinin okunduğunu bir an bile unutmana izin vermeyecektir. Çünkü aynı zamanda seni neredeyse bir an bile yalnız bırakmayacaktır, ya da hiç değilse daha önceki aşk oyununda olduğundan çok daha az yalnız bırakacaktır. O sürekli yanında olduğundan, o sende neyin kötü olduğunu düşünüyorsa, sen o kötülükten uzak kalamazsın artık. Öte yandan sen kendini asla bir dolandırıcı, yalancı ve düzenbaz olarak görmezsin ve ona başlangıçta olduğu gibi iyi bir eş olmak istersin. Ama kendini şöyle görmeye zorunlusundur: onun seni artık hiç rahat bırakmayan gözlerinde ve gözleriyle; ve ne yaparsan yap ya da yapmazsan yapma, bu gözlerde onun kötü düşüncesinin, acı hayal kırıklığının onaylandığını görürsün. Ne yaparsan yap, senin içini okuyacaktır ve bu öyle de kalacaktır. Yaptığın hiçbir şey kadını şaşırtmayacaktır. Hayatı boyunca gizli gizli düşlediği ve arzuladığı şeyi bile gerçekleştirsen, sana bakarken kaşlarını kaldırmakla yetinecektir. Onun uğruna ölsen bile, senin üstüne kaskatı eğilecek ve böylece, hiç değilse son anlarında bir başka şey görebilmeni bile engelleyecektir. Evet, bugün artık kadınla erkeği başından beri nefret beklemektedir. Karşı cinsler arasında hiç bugünkü kadar kir ve