Hayat da bir yerlerde olmaktan,bir yerden bir yere gidip gelmekten başka neydi ki! Bir yerlerde olarak bir yerden bir yere gidip gelerek bize bahşedilen zamanı dolduracaktık.
Yitirişi yaşayanın da,içinde yitiriş korkusu yaşayanın da mutluluk umudu yoktur.Anlık beliren umut kıvılcımlarının bile,saman alevi gibi parlayıp söndüğünü görüyordum.Umut,bende aldanışla özdeşdi.Oysa beyin,aldanıştan çok inanmaya yönelimlidir.İnsan,yaşamı boyunca umut-aldanış çelişkisini bir türlü aşamıyor;enine boyuna düşüneceğine sabırsızlığın tuzağına düşüveriyor.Buna katılan yitiriş korkusunun yılanı,delici dişinin öldürücü zehrini damarına akıttığında artık iş işten geçmiştir.Bunu anlayıp yüreğimin isyan bayrağını beynimin doruğuna diktiğimde,umut edip ona bağlanmanın en büyük saçmalık olduğunu anlamıştım.