Doğanın anası da mezarı da topraktır,
Doğduğu rahimdir doğanın gömüldüğü yer;
Doğurduğu birbirinden bambaşka çocuklarını
Bağrına basıp emzirir onları;
Çoğunun birçok yararlı özelliği vardır,
Yararsızı yoktur, ama her biri ötekinden başkadır.
Özlerindeki eşsiz güç otların bitkilerin, bazı taşların
Büyüktür inanılmayacak kadar.
Yeryüzünde yaşayan en zararlı şey bile
Özel bir yarar taşır bu yeryüzüne
En yararlı şey bile yanlış kullanılırsa
Yok edip doğru sonucu ulaşır zarara.
Kullanmayı bilmezsen, iyi döner kötüye;
Kötü de bazen yücelir erdemmiş gibi.
Şu minik çiçeğin taze filizlerinde
Zehir de vardır, iyileştiren özler de:
Koklanırsa dinçlik verir her yerine insanın
Tadılırsa öldürür tüm duyuları, durdurur yüreği.
İnsanın içinde de otlarda olduğu gibi
Karargah kurmuştur birbirine düşman iki kral;
Biri erdem, öteki gemsiz istem,
İçlerinden kötüsü egemen oldu mu bir kez
Kurt kemirip çürütür tez elden o bitkiyi
Seviyor musun beni? "Evet" diyeceksin, biliyorum,
Sözüne güveneceğim ben de; ama yemin edeyim deme,
Belki de tutamazsın; Zeus alay edermiş derler
Sözünü tutamayan âşıklarla.
Romeo, beni seviyorsan, söyle bana açıkça. Kolayca elde edilmiş sanıyorsan beni eğer,
Çatayım kaşlarımı, naz yapıp "hayır" diyeyim sana,
Ta ki sen kapanasın ayaklarıma.
Yoksa dünyada yapmam öyle bir şey. Doğrusunu istersen güzel Montague,
Çılgınca seviyorum seni; belki de bu yüzden Hoppaca buluyorsundur benim hareketlerimi, Ama inan sevgilim, daha bağlı olacağım sana Daha kurnaz olup da çekingen duranlardan. Itiraf edeyim ki daha çekingen davranmalıydım,
Ama farkına varmadan ben seni sevdiğimi Ağzımdan işitmişsin. Nolur bağışla beni,
Hafifliğe yorma sakın
Karanlık gecenin açığa vurduğu çaresizliğimi.