Minik Isırıklı İncir
Minik Isırıklı İncir – Kemal Şükrü Sevindik
“Minik Isırıklı İncir”, bir adamın çocuklukla başlayan, öğretmenlik ve yazarlıkla yoğrulan içsel yolculuğunu anlatıyor.
Ali Rıza’nın kaleminde umutla hüzün, masumiyetle direnç iç içe geçiyor.
Her sayfada biraz arayış, biraz bekleyiş, biraz da kendini bulma var.
Sade diliyle kalbe dokunan, düşündüren ve iz bırakan bir roman.
Bu kitap sadece okunmaz; hissedilir, yaşanır, içine işlenir…
Üstümden Trenler Geçti
“Üstümden trenler geçti ama ben hâlâ buradayım.”
Ebru Ertüreten’in Üstümden Trenler Geçti kitabı, sadece toksik ilişkilerden değil; kendini kaybetmiş, iç sesi bastırılmış herkesin sessiz çığlığından bahsediyor. Her öykü bir sarsıntı, bir yüzleşme, bir yara izi gibi.
Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsun: Bu kitap seni kırmak için değil, seni senle tanıştırmak için yazılmış. Çünkü bazı trenler gerçekten geçiyor, ve bazıları içimizde kalıyor.
Ertüreten’in dili keskin, gerçek ve rahatsız edici derecede tanıdık. Okurken hem öfkeleniyorsun hem acıyorsun — ama en çok da kendini hatırlıyorsun.
️ Bu kitap seni iyileştirmiyor, seni senle yüzleştiriyor. Ve bazen en büyük iyileşme tam da orada başlıyor.
Hollanda Evi
"Bazen evler, bizi korumak için değil; kim olduğumuzu hatırlatmak için hayatımızda kalır."
Ann Patchett'in Hollanda Evinde, geçmişin yankısı her satırda duyuluyor.
Sessiz, kırık ama çok insanca bir hikâye...