İstediğiniz gibi bir insan değil miyim ben? Beynimi de mi düzeltmeniz gerekiyor? dedi. İşte daha on yaşındayken bile böyle bir konuşma tarzı ve yaşına hiç yakışmayan bir küskünlüğü vardı.
Yıllarca, beyniyle komut vermeyi hiç akıl edemediği sôzcükler öylece ağzından çıkıvermişti hep. Kimi zaman, içini bir duygunun sardığı olurdu. Bu duygu sôze dökülür, ama altında yatan ve dünyayı ikna etmeyi sağlayabilecek mantık suskun kalırdı.
"Bilsem hiç yapar mıydım o hataları? İyi bir hayata benziyordu_ iyi bir hayat yaşıyor gibiydi. Şimdiyse iyi olmadığını söylüyorlar. Sevgi ve konfor verdik ona. Hiçbir zaman soğuk yada açlık tehdidiyle karşılaşmadı..."