Dünyalı

Dünyalı
@Kitapfun
7 okur puanı
Kasım 2024 tarihinde katıldı
Siz Annenizi ne için sevdiniz...
Ben annemi, babamı güzel sevdiği için sevdim. Kardeşlerime adil davrandığı için, Komşularına her pişen yemekten yolladığı için sevdim. Okul dönüşü cabuk ellerini yıka deyişini, Ellerini yıkamadan sofraya oturma deyişini sevdim. Askere uğurlarken göz yaşını sevdim. Düğünümde ki heyacanımı çimdik atarak durdurduğu için sevdim... Torununu kucağına alıp bu sana hiç benzemiyor deyişini sevdim... Neyin var deyişini, Ağrımı hissettiğinde merhem olmak için çabasını sevdim. Bir ağlarsam bin ağladığı için, Aramazsam,aradığı için sevdim . Ben annemin gülüşün de ki ezgiyi sevdim. Çocukluğumu unutturmadığı için, Bilyelerimi, atletimi sakladığı için sevdim. Bu saattte ne dışarısı...? dediği için sevdim... Bazen çocuk olduğu için sevdim... Ben annemi çok sevdim... Sen anneni ne için sevdin... Yusef Masadow
Dünyalı
Ben annemi beni 9 ay karnında taşıdıktan sonra, tüm kemikleri kırılırcasına hissettiği acının ardından beni dünyaya getirdiği için sevinçle dolduğu ve hayatının vazgeçilmezi gördüğü için sevdim. Kendisine emanet edilen beni ve abimi elinden gelenin en güzel, en sınırsız ilgisini ve sevgisini hesapsızca esirgemediği için sevdim…
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tarih, 14 sağlık görevlisinin soğukkanlılıkla, insani görevlerini yerine getirmeye giderken öldürüldüğünü yazacak. Tarih, 16 aydır Gazze’ye karşı Arap ve İslam dünyasının en büyük iş birliğini ve ihanetini yazacak. - Tevfik
Filistin
Dünyalı
Yazılmak yerine görevlerini yerine getirmeyi arzu ederlerdi. Bu zulme destek olanların Allah’ın zulmüne uğramasını diliyorum. Kanıyor Gazze! Damla damla bebeklerin, masumların kanıyla sulanıyor toprakları. Ve konuşması gerekenler suskun.
Bunca şeye dayanabiliyor oluşuma kırgınım. İçimde kopan fırtınalara, sessiz çığlıklara rağmen, yüzümde her şey yolundaymış gibi bir maske taşımaktan yoruldum. Sanki yaşadığım tüm acıları görmezden gelmek, güçlü durmak bir zorunlulukmuş gibi… Halbuki içimde biriken öfke, üzüntü ve yorgunluk, taşan bir nehir gibi artık beni boğuyor. Kendime kızıyorum, bu kadar güçlü olmaya zorlandığım için hayata kızıyorum, bunu anlamayan herkese kızıyorum. Belki de bazen güçlü olmak değil, ağlamak, kırılmak, hatta bir süreliğine yıkılmak gerekiyordu. Ama ben hep ayakta kalmayı seçtim, her yara beni daha sert bir hale getirdi. Şimdi bu sertlik, ruhumda taş gibi bir yük olarak duruyor. Ve fark ediyorum ki, güçlü görünmek bazen insanın en büyük kırılganlığıdır. Cuma Bozkurt
Dünyalı
Yaşamasına izin vermediğiniz her bir duygu dönüp size şamarını atıyor. Siz paçasından tuttukça kaçıp daha da büyüyerek kapınızı çalıyor. Hayat imtihanlarımız zor, mücadelemiz çetin. Kolaylık ve sağlık dilerim 🙏