Bir kitap içerisinde sevgi, aşk , merhamet, özlem , hasret, dostluk , birlik , acı , keder, devlet kavramı, öğrenme isteği, geçmiş yıllarda yaşanan komplolar, ülkemiz adına gizlice , sinsice yapılan planlar, başarılarımızın önüne atılan engeller, kendi ülkesine ihanet edenler, güçlü olabilmek için sömürgeler ve daha nice olaylar sığabilir mi ? İşte Keşke kitabına sevgili yazarımız hepsini sığdırmış ve bilinçlenmemiz için büyük araştırmalar yapıp , emek vererek bu eseri oluşturmuş ve biz bilinçli okurlara büyük armağanı olmuş.
Fikret Sağlam`ın hayat mücadelesinden başlayarak hayatının gerçeklerini adım adım öğreniyoruz. Sabia değerli biricik kızı , Nedret öğretmen Sabiam diyerek kıymetlisi, annelik duygusunu tattıran Avukat Tarık, kadim dostları Mehmet Doğan ve haksızlığa rağmen gücünü bulan ağa karısı Fatma ve daha nice kendi davalarında başarılı olan karakterleri buluyorsunuz.
Fikret Sağlam`ın yazdığı yazılar ile gün yüzüne çıkan gerçekleri yazarımız bir kez daha yüzümüze vurmuş. Ülkemizin zorlu dönemlerden geçtiği 40`lı yılardan darbe dönemlerine Cumhuriyet dönemleri 60`lı , 70`li hatta 80`li yılların ülkemizde yaşanan çatışmalarının bizlere uğrattığı zararların hala ceremesini çekiyoruz ve #keşke kitabında ara ara geçen diyalog ve satırlarda örneklerini açıkça görüyoruz.
Bir köy enstitüsü olarak başlayan eğitim hayatımızın nasıl baltalandığı , kapatılmak için türlü dedikodular çıkardığına çok üzüldüm. Eğer ki günümüze kadar gelebilseydi hepimiz bilinçli ve başarılı bireyler olur ve dış güçlere bu kadar kolay boyun eğmezdik.
1926 - 1942 yılların da 7 ayrı modelde 212 uçak üreten ülkeyken , mühendislerimiz, işçilerimiz kendi ülkemizde işsiz kalması , dışarıya bağımlı kalmamız geçmişte açılmış yaralardan bir tanesi.
Amerika 2. Dünya Savaş`ı sırasında askerlere