Saniyoruz arzuladığımız şey cinsellik. Oysa mesele her zaman bu değil. Bizim asıl açlığımız yakınlığa, dokunulmaya, fark edilmeye… Birinin gözünde o hayranlığı görmeye, bir gülüşte yankı bulmaya, biriyle içtenlikle kahkaha atmaya, güvende hissetmeye, birinin seni gerçekten anladığını ve seni tuttuğunu bilmeye... Ruhumuzun asıl susadığı işte bu aidiyet.