Gülcan Kurtul’un Babama Mektup kitabı, okuduğumda kalbime derin bir iz bırakan, sessiz bir iç yolculuk sunan nadir eserlerden biri. Kitap, yazarın babasına yazdığı fakat gönderemediği mektuplardan oluşuyor. Her satırda özlem, sevgi, pişmanlık ve hayal kırıklığı içten bir şekilde dile getirilmiş; okurken kendinizi yazarın duygularının içinde buluyorsunuz.
Her bir mektup, geçmişle hesaplaşmanın, kaybedilmiş zamanlara dönük içsel bir yolculuğun kapısını aralıyor. Okurken bazen hüzünleniyor, bazen kendi yaşamınızdan parçalarla bağ kuruyorsunuz. Baba-evlat ilişkisi üzerine düşündürürken, kitap sadece bir hikâye değil, aynı zamanda bir ayna görevi görüyor. Gönderilememiş sözlerin ağırlığı, her mektupta hissediliyor ve okuru derinden etkiliyor.