6 Şubat depremi olmuş asrın felaketi nedeniyle Almanya'da yaşayan teyzesinin oğlundan haber almak için Hatay'da gitmişti. Kuzenin evinin önünde çaresizlik ve umut içinde bekliyordu. Boynu bükük molozlara bakan bir adam dikkatini çekti.
Ali kızı ve eşinin enkazdan çıkarılmasını bekliyor dualar ediyordu. Ali eğer eşim ve kızım sağ salim çıkmazsa hikayemi biri bilsin ölünce herkese anlatılsın diye başladı acılar ve mücadelelerle dolu hayatını anlatmaya.
Iraklı Ali Saddam'ın rejimi yüzünden babasına hasret büyüyen, ailesi gözlerinin önünde katledilen, kamplarda ceza evlerinde geçen önrünün ilk yıllarını, aşkını, umudunu,korkusunu mücadelesini tek tek anlattı. Ailesini bekleyen Ali tıpkı orda çaresizce dua eden herkes gibi hem korkuyor hemde umut ediyordu.
Asrın felaketiydi her birimizin canı orda korku ve çaresizlikle beklemekteydi. Ailemin orda olması korkuyla geçirdikleri günler, kaybedilen dostlar her birimizde bir yara bıraktı 6 Şubat.
Gözyaşları ile okuduğum her acıyı yürekten hissettiğim izler bırakan bir kitaptı.
Hayatın durduğu anda bekleyenlerin, duaların, umutların, feryatların birleştiği insanı derinden etkileyen kitabı okuyun ve okutun.
Ben zaten sadece siyah olan giysileri seçiyordum. Ailem yok olmuşken başka renk giymek gelmez içimden. Matemim vardı benim.
İçimde büyük bir minnet ve mahcubiyet vardı. Aynı zamanda hor görülmenin verdiği bir aşağılanma hissi...