Hayırlı günler arkadaşlar ben geri döndüm. Uzun bir aradan sonra yeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım. Aslında hiç aklımda yokken bu kitaba başladım. Canım Beyza'mın ( Beyza ) kurduğu grubu görünce kayıtsız kalamadım ve bende katıldım. Ama şimdi iyiki katılmış ve onlarla bu kitabı okumuşum diyorum. Bu kış gününde güzel bir seçim oldu bu eser. Kitap ilk başlarda durağan geçti ama sonraları canlandı. O kadar büyülü bir eser ki sizlerinde seveceğine eminim. Yazar Rusça kelimelere yoğunluk vermiş ve bu kitaba farklı bir bakış açısı kazandırmış. Karakterler ilgi çekiciydi. En sevdiğim karakter Vasya ve buz kralı oldu. Vasya o kadar cesur, deli dolu bir kız ki onu sevmemek mümkün değil. En sevmediğim karakter ise Vasya'nın üvey annesi Anna ve buz kralının kardeşi Ayı oldu. Vasya kendi gücünü eminim ikinci kitapta fark edecek. En üzüldüğüm şey ise Vasya annesini o doğunca kaybetmiş olması ve sonrasında ise babası sırf onun hayatını kurtarmak için kendisini feda ettiği sahneydi. Halkın ona cadı gözüyle bakıyor olması da çok üzücüydü. İkinci kitapta çok daha heyecanlı şeylerin geçtiğini duyduğum için en kısa zamanda onu da alıp okumayı düşünüyorum. Sizde masallarla büyüyen bir kızın hayatını ve iblislerle, şeytanlarla dolu bu masalın baş kahramanını merak ediyorsanız bu kitabı hemen alıp okumaya başlamalısınız. Kitabın konusu merak edenler arka kapak yazısını okuyabilirler. Ben konudan bahsedip uzatmak istemedim yorumumu. Şimdiden okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.
⭐``Ardından, onu kucaklayacak bir çukur kazdılar ve ölüm odasına girmemi engellemeye çalışan kadınlara bağırdım. Bizzat ben... hâlâ kanının kokusunu alabileceğim soğuk bedenini kucakladım ve onu toprağa kendi ellerimle verdim...``
⭐``Yolun ortasından giden, hem açlık hem soğukla mücadele eder. Yolun