İnsan çocuğu olmadan korku nedir bilemezmiş ve belki bu korku nedeniyle daha muhteşem bir şey sanıyoruz çocuk sevgisini, çünkü korkunun kendisi de muhteşem.
Merhaba arkadaşlar.Uzun bir zamandır merak edip okumak istediğim bir kitapla geldim.Kitabı içim sıkılarak okudum diyebilirim.İdam edilecek mahkumun idam gününe kadar hissettiği duyguları okuyoruz kitapta.Öleceği zamanı bilipte ölümü beklemenin ne kadar zor bir süreç olduğunu çok güzel anlatıyor kitap.Okurken sürekli idam olmalı mı olmamalı mı diye düşünüp durdum ve bu ikilemden çıkamadım bir türlü.En etkilendiğim kısımda idamın meydanlarda halkın önünde büyük bir coşkuyla yapılması oldu.Okurken sanki idam edilecek kişi benmişim gibi mahkumun hissettiği bütün duyguları bende hissettim.Kitap bittiğinde bir müddet daha içimin sıkıntısı geçmedi resmen.Kitabı çok etkilenerek okudum okumanızı tavsiye ederim.
İnsanlar ne çok merak ediyor, ne kadar çok şey öğrenmek istiyordu.Anlıyordu da bunu, sahiden anlıyordu; o da cevaplar
arıyordu, o da her şeyi bilmek istiyordu.
Bu kitabı hep okumak için geç kaldığımı düşünüyor ve okumak istiyordum.Çogu yorumlarda biraz ağır anlatıma sahip olduğunu duyduğum için erteliyordum açıkçası.Evet başlarda okurken zorlandım ve sıkıldım biraz hatta bu kitap niye bu kadar abartıldı diye bile söyledim fakat ilk 80 90 sayfasından sonra açılıyor kitap ve şuan iyiki okumuşum diyorum.Seneler önce yazılmış bir kitap ancak bu kadar içinde bulunduğumuz dönemi animsatabilirdi.Özgürlüğün, tüm duyguların yok edildiği,iktidarın sevilmek zorunda olduğu, cinselliğin suç olduğu,her kelimene ve hareketine dikkat etmen gereken bir distopya kitabıydı ve şuan iyiki okumuşum diyorum.Okumayan varsa benim gibi geç kalmasın.
Kim
söyleyebilirdi hazır olduğunu? Hayatının ne kadar düşkün,
kirli, kanlı, çamurlu bir paçavra olduğunu niye anlatmamıştı
ona? Neden burada rahat hissedeceğine inandırmıştı?