Hülya ..

BEKLEYİŞ Sevda değildi bu , Sanki bir düştü . Sürecek diyordum , Sonsuza kadar . Takvim yaprağına , Ayrılık düştü . Aramıza girdi , Bu kara duvar . Beni bekledinse , Yağmurda karda ... Beni bekledinse , Deli rüzgarda . Beni bekledinse , Yorgun yıllarda . Susuz yüreğimde , Çiçekler açar . Yüzün ay ışığı vuran bir koydu , Saçların gecede saman yoluydu . İçin güneşlerle dolu doluydu . Önce gözlerine gelirdi bahar , Beni bekledinse , Yağmurda karda ... Beni bekledinse , Deli rüzgarda . Beni bekledinse , Yorgun yıllarda . Susuz yüreğimde çiçekler açar , Çorak yüreğimde çiçekler açar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendimi aradım . . .
Al götür beni burdan, Savaşa değil barışa , Ölüme değil yaşama, Yorgun’um artık Feryada , figana , bağrışa... Al götür beni burdan , Güneşi doğmuş sabaha ...
HİNDİSTANDA ORGAZM Kutsal bir orgazm kaldı senden, Bir arının bacağındaki polen kadar masum ve olası, Ya da sınırda yakalanan bir anarşist tohum,özgürlüğe iltica eden. “Savaşma seviş” diye bağırdığımız günler geldi aklıma. Tuhaf… Sevişmekte savaşmak gibi cinayet sanki, Olan hep çocuklara olmuyor mu? Ölmek için doğmuş çocuklara, Yaşamak için doğamayan çocuklara. Yaaa gitmesene! Bak çocuklar ölüyor gitme. Demokrasi tabutlarından faşizm hortluyor, Savaş çıkıyor,herkes daha fazla sevişiyor sanki,sen gidince. Nereye gideceksin? Yüzüme uzaklaştıkça sırtıma yaklaşıyorsun hem. Bana kızma GALİLE’nin yalancısıyım ben. Öküzün boynuzundaki tepsi olsa ne fakeder, Yine kaçamazsın, O öküz ben olduktan sonra… Kutsal ile başladım yazmaya Öküzle bağladım sonra, Ahada buldum adresini…