"zar oynamak ister misin"
fazla yüksek çıkan bir sesle "hayır" dedim.
Çocuk şaşkın şaşkın gözlerini kırpıştırdı "sen bilirsin" omuzlarını silkti, bir an sonra gitmişti bile.
o gece rüyamda ölü çocuğu gördüm. Peşimden gelmiş. Çocuğun kafasından akan kan, dökülen şarap gibi yayılıyor. Gözleri açık, ağzı oynamaya başlıyor. Ellerimle kulaklarımı kapatıyorum. Ölülerin seslerinin yaşayanları çıldıracak gücü olduğu söylenir.
Yarıştığımızda kaybetmeyi, kayalıklara kadar yüzdüğümüzde geride kalmayı, mızrak çarpıştırma veya taş sektirmede yenilmeyi umursamıyordum. Böyle bir güzellik karşısında mağlup olmaktan kim utanırdı ki?