“Sen, yersiz yurtsuz olmak ne demek bilir misin ? Hiçbir yere ait olamamak, hiçbir kalbe sığamamak… Sevilmemek ne demek hiç bildin mi ? Gitmek isteyip de gidecek bir yer bulamamak. Bir kere gittim ben ve tüm haklarımı orada bitirdim. Son sığınağımdaydım, biliyorum. Burası son liman…”
Tüm renklerini kaybetmiş çorak bir toprak gibi hissediyordum kendimi. Yılların ağırlığı vardı üstümde. Yaşanmamışlıkların ve bir daha yaşanması mümkün olmayacakların ağırlığını taşıyordum. Başı ve sonu belli olan, en önemli kısmı yırtılmış bir kitap gibiydim…