Gölgede Kalan

Ayten Yağmur
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 41 dk.
Sayfa Sayısı:
236
Basım Tarihi:
Ekim 2025
Yayınevi:
İkinci Adam Yayınları
ISBN:
9786255776051
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bazen en büyük sır, kendi geçmişindir...
10/10
·236 syf.··
2026 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 21:23
Bir ilk roman olmasına rağmen atmosfer o kadar yoğun ki, kendimi bir anda Yusuf’un taşındığı o gizemli evin tozlu rafları arasında buldum. Kitapta beni en çok etkileyen şey kurgunun çift yönlü ilerlemesi oldu. Bir yanda Yusuf’un yeni uyanışına şahitlik ederken, diğer yanda evin eski sahibi Hikmet’in günlüklerine sızıyoruz. Yusuf, Hikmet’in sırrını çözmeye o kadar kararlı ki, bazen bu durumun kendi geçmişine uzanan bir yolculuk olduğunu hissediyorum. Sayfalar ilerledikçe Yusuf'un yanından ayrılmayan en yakın arkadaşı Hüseyin karakterini sorgularken buldum kendimi. Eğer psikolojik derinliği olan, karakter analizlerinin ön planda olduğu ve güvenilmez anlatıcı öğeleri barındıran hikayeleri seviyorsanız, bu kitaba bir şans verin derim. Tozlu raflar, kırılmış saatler ve aynalara yansımayan yüzler arasında kaybolmaya hazır olun. Gölgede Kalan Ayten Yağmur
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
Kelimelerin gücüne inananlar için
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2025 45. kitabı
Kitapta Yusuf'un iç dünyası o kadar şeffaf ve samimi işlenmiş ki, okurken kendinizi o tozlu rafların arasında, geçmişle yüzleşirken buluyorsunuz. Günlük yaşamın sıradan detaylarının nasıl güçlü metaforlara dönüştüğünü görmek etkileyici. Özellikle "yokluk" ve "hiçlik" kavramlarının Yusuf üzerinden işlenişi çok başarılı. Kısa sürede biten ama zihinde uzun süre yankılanan bir eser.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
9/10
·236 syf.··
2026 73. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:52
Kitap boyunca gölgede kalmış hayatların, duyulmayan seslerin ve bastırılmış duyguların izini sürüyoruz. Karakterlerin yaşadıkları olaylar, onları anlamaya ve hissetmeye başladıkça çok daha derin bir anlam kazanıyor. Özellikle duygusal sahnelerde yazarın kalemi oldukça güçlü; bazı bölümlerde karakterlerin çaresizliğini ve iç çatışmalarını hissedebiliyorsunuz. Romanın en sevdiğim yönlerinden biri, karakterlerin kusursuz olmamasıydı. Her biri gerçek hayatta karşılaşabileceğimiz kadar doğal ve insani. Bu da hikâyeyi daha samimi ve etkileyici hale getiriyor. Olaylar ilerledikçe yalnızca karakterlerin değil, okuyucunun da bakış açısı değişiyor. İnsanların dışarıdan görünen yüzleriyle içlerinde taşıdıkları yüklerin ne kadar farklı olabileceğini düşündürüyor. Yusuf o eve geldiğinde hayatının bu kadar değişeceğini bilemezdi.. Kitap hem günümüz hem de geçmişte bahsederek ilerliyor. Hem Yusuf’un yaşadıklarını okuyoruz hem de Hikmetin küçükken yaşadıklarını okuyoruz. Hikmet küçükken babası ile sorunlar yaşıyor ve istemediği birisi ile evlendiriliyor. Birgün dayanamıyor ve eşini de alıp yaşadığı yeri terk ediyor ve yıllarca da dönmüyor. Yusuf yaşadığı yerde Hikmetin günlüğünü buluyor ve olayları çözmeye başlıyor. Kitabın sonunda Hikmet ve Yusuf’un yolları hem çok güzel hem de çok duygusal bir şekilde kesişiyor.. o kadar güzel ve duygusal bir kitaptı ki anlatamam ben çok sevdim Yusuf’un , Hikmet’in , Semanın ve Hayriye’nin hikayelerini iyi ki okumuşum sizde okumadıysanız gönülden tavsiye ediyorum..
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
Bir insan kaç kere ölür ?
9/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:36
Hikâye, Bursa’dan İstanbul’a gelen Yusuf’un şu sözleriyle başlar: “Ey İstanbul, eski bir dostu vefa ile kabul edecek misin?” Bu cümle aslında sadece bir şehre değil, geçmişe, hatıralara ve insanın kendine yönelttiği bir sorudur. Yusuf, taşındığı eski evde bir günlük bulur. Günlüğü okumaya başladıkça sıradan görünen hayatı bir sarmala dönüşür. Günlükteki olaylarla kendi yaşamı birbirine karışmaya başlar. Bu süreçte Hüseyin isimli bir karakterden sıkça söz edilir. Ancak zamanla anlaşılır ki Hüseyin gerçek bir kişi değildir; Yusuf’un zihninin yarattığı ikinci bir benliktir. Yusuf onunla konuşur, tartışır, hatta kavga eder. Hüseyin, Yusuf’un bastırdığı korkuların, yalnızlığının ve yüzleşemediği gerçeklerin sesi haline gelir. Yeni taşındığı mahallede karşı apartmanda Yeşim adında bir kadın, küçük oğluyla yaşamaktadır. Yusuf, Yeşim’e karşı kısa sürede takıntılı bir ilgi geliştirmeye başlar. Onunla evlenmek istediğini söyler. Bir gün Yeşim’in oğlunu severken, “Anneni gördüğüm anda ona âşık oldum” der. Ancak Yeşim bu ilgiyi sağlıksız bulur ve Yusuf’u reddeder. Yusuf’un ısrarcı tavırları kadını korkutur. Günlüğü okumaya devam ettikçe Yusuf, yalnızca geçmişte yaşamış insanların hikâyelerini değil, kendi kimliğinin parçalarını da keşfetmeye başlar. Sonunda büyük gerçek ortaya çıkar: Okuduğu günlük babasına aittir. Hüseyin ise babasının ikinci adıdır. Yusuf, yıllarca annesinden dinlediği hikâyelerin ötesine geçerek babasının bir zamanlar sevdiği kadını bulur. Günlüğü ona teslim eder. Kadın günlüğü alır ama söyleyecek söz bulamaz. Çünkü bazı hayatlar açıklanamaz; sadece yaşanır. Böylece hikâye, bir günlüğün sayfalarında geçmiş ile bugünü, baba ile oğulu, gerçek ile hayali birbirine bağlayan bir yolculuğa dönüşür. ⸻ Derin Yorum Bu hikâye ilk bakışta bir aşk ve gizem
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 09:33
Kitap "Her evin bir geçmişi, her insanın bir yarası vardır" diyor. Güçlü görünmeye çalışırken ne kadar kırılgan olduğumuzu hatırlatan bu roman; empati kurmayı, insanların görünmeyen taraflarına bakmayı ve en önemlisi "geçmişin hiçbir zaman sadece geçmişte kalmadığını" etkileyici bir dille anlatıyor. Sokaklarda yaşayan Yusuf’un arkadaşı Hüseyin ile birlikte İstanbul Tarlabaşı’nda kiraladıkları bir evde başlıyor. İki çekyat, bir gardırop ve birkaç eski eşyayla dolu bu ev, aslında Yusuf’un hayatındaki en büyük dönüm noktası oluyor. Evi temizlerken çekyatın altında bulduğu bir defter, Yusuf’u Bursa’nın bir kasabasında yaşayan Hikmet’in hüzünlü dünyasına sürüklüyor.Geride kalan eşyalar, tozlu raflar ve eski satırlar arasında bir yolculuğa çıkar. Hikmet; babasından ölümüne korkan, anne sevgisinden mahrum kalmış, anarşi olaylarının gölgesinde yeşil gözlü Hayriye’ye sevdalanmış yaralı bir ruh. Yusuf bu günlüğü okudukça, Hikmet’in yarım kalan öyküsünü tamamlamayı ve ona ait emanetleri sahibine ulaştırmayı tek amacı haline getiriyor. Hayalle gerçeğin, kabusla mahalle hayatının birbirine karıştığı bu süreçte Yusuf, aslında başkasının geçmişini ararken kendi içindeki boşluklarla da yüzleşiyor. Karakterler o kadar canlı anlatılmış ki, Yusuf’un ifade edemediği acılarını ve Hikmet’in çocukluk korkularını sonrasında yaşadığı çaresizliği yanı başınızda yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. bölüm başında yer alan alıntılar, kitabın altyapısını güçlendirirken okuma keyfini bir kat daha artırıyor.Hikaye sizi akıcılığıyla içine çekerken, son sayfalarda bekleyen o büyük şok etkisi, kitabı bitirdiğinizde bile uzun süre etkisinden çıkmanıza izin vermiyor.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
10/10
·236 syf.··
2025 55. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2025 08:25
Sevgili @aytenyagmurofficial ‘in kaleminden bitmesini hiç istemediğim bir okumayla geldim… Unutup tekrar okuyasım var Hayatın görünmeyen yüzü, sessiz çığlığı, bastırılmış duyguları, geçmişle yüzleşme ve içsel hesaplaşmalar… Ana karakterimiz Yusuf’tan dinliyoruz bütün bunları. Yusuf, çocukluk ve gençlik döneminde yaşadığı bütün acıların, aile içi ilişkilerin ve toplum gölgesinde şekillenen hayatını anlatıyor bizlere. Yusuf için sıradan taşınmayla başlıyor her şey. Geriye kalan birkaç eşya ve Hikmet’in içini döktüğü satırlar. Yusuf, hem ailesiyle hem de toplumla yaşadığı çatışmalar sonucu kendini geri planda tutmayı öğrenmiş, duygularını bastırarak yaşamayı alışkanlık haline getirmiş. Geçmişte yaşadığı travmalar, eksik bırakılmış sevgiler ve bastırılmış duygularla baş etmeye çalışırken, aynı zaman da kendi iç benliğini ve özgürlüğünü arıyor. Büyüdükçe kendi benliğini bulması ve gölgede kalan yanlarını ortaya çıkarma çabasına tanıklık ediyoruz. Bu yolculukta hem güçlü yanlarıyla hem de kırgınlıklarıyla yüzleşiyor. Geçmişin izlerini silmeyi değil de onlarla yaşamayı öğrenmeye çalışıyor. Çocukluğunda yaşadığı ilgisizlik, sevgisizlik ve psikolojik baskılar… Kendi benliğini geride bırakması, bu karanlık yönlerle yüzleşmek zorunda kalması… Kendini tanımak, geçmişini kabullenmek ve duygularıyla barışmak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap… Her evin bir geçmişi vardır: Bazıları susar, bazıları fısıldar… Peki sizce, “Acıyla baş etmek mi, yoksa acının içinden geçmek mi daha iyidir ?”
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
gölgede kalan
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 142. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 19:30
“Bazı hayatlar güneş yüzü görmez…” Bazı kitaplar olaylarıyla değil, bıraktığı hisle etkiler. Gölgede Kalan benim için tam olarak öyle bir kitaptı. Daha ilk sayfalarda o sessiz ama ağır atmosferi hissediyorsunuz. Yusuf’un geçmişle yüzleşmesini, gölgede kalmış hayatların izlerini okurken hikâyenin içine çekildim. Kitabın en sevdiğim yanı; duyguyu abartmadan ama çok güçlü hissettirmesiydi. Yalnızlık, kırılmışlık, suskunluk ve insanın içinde taşıdığı yükler çok gerçek bir şekilde aktarılmış. Özellikle “her evin bir geçmişi vardır” hissi kitabın tamamına yayılıyor. Ayten Yağmur’un kalemi akıcı ve merak duygusunu sürekli canlı tutuyor. Sayfalar ilerledikçe sadece olayları değil, karakterlerin iç dünyasını da hissediyorsunuz. Sessiz ilerleyen ama etkisi uzun süren kitaplardan biri oldu benim için. Bazı insanlar acılarını sessiz taşır… Ve bazı hikâyeler bittikten sonra bile insanın içinde kalır.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
Harika
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Karakterlerin yaşadıkları çok gerçek hissettirdi ve hikâye boyunca merak hiç bitmedi. Bazı bölümlerde durup düşünmeden edemedim. Akıcı dili sayesinde bir solukta okunuyor, etkisi ise uzun süre kalıyor
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 09:54
#GölgedeKalan Herkese merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Ayten Yağmur'un kaleminden Gölgede Kalan adlı romanla geldim. Toplamda 236 sayfalık bir eser. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum, kitap resmen aktı gitti. Yusuf geçmişin o tozlu raflarında kaybolup giderken bende sayfalar arasında kayboldum resmen. Aslında okuduğunuz zaman Yusuf ile bir bağ kuruyorsunuz ister istemez. Çünkü hepimiz birer Yusuf'uz. O zaman bakalım Yusuf neler yaşadı? Öncelikle Yusuf karakterimiz ilgisiz, sevgisiz büyüyen biri. Arkadaşı Hüseyin ile İstanbul'da bir ev kiralar. Kiraladığı bu evde çekyatın altında bir defter bulmasıyla Yusuf'un geçmişe olan o tozlu rafların, eski yaşamın gölgesine bir yolculuğa çıkar. Bulmuş olduğu bu defterde Hikmet'in hüzünlü hikayesi yer alıyor. Hikmet, aile ve dönem şartlarında Hayriye'ye sevdalanır. Yusuf ise onun hikayesini okudukça kendine bir amaç edinir: Yarım kalan hikayeyi tamamlamak ve emaneti sahibine vermek. Sayfaları okudukça aslında Yusuf'un Hikmet'in hikayesinde geçmişi ararken kendisiyle yüzleşmesine şahit oluyoruz. Dediğim gibi hepimiz aslında Yusuf'uz... Asıl beni etkileyen ve üzerimden belki de uzun bir süre atamayacağım kısım kitabın sonu oldu. Aşırı derecede şaşırttı. Böyle kafamı kaldırıp boş duvarla yüz yüze geldim. Uzun bir süre etkisinde kalacağım bu eseri kesinlikle tavsiye ederim. . Peki sizlere bir soru: Taşındığınız evde çekyatın altında bir defter buldunuz. Okur muydunuz yoksa okumadan çöpe mi atardınız? . Yazarımızın kalemine, yüreğine sağlık. Kendinize iyi bakın, kitapla kalın...
1000Kitap
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma
gölgede kalan
Puan vermedi·236 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
​Çocukluğu sevgisizlikle büyüyen, aile içi şiddet ve baskıların gölgesinde derin psikolojik travmalar alan bir adam: Yusuf. Bursadan İstanbula gelip eski bir ev kiralayarak yeni bir başlangıç yapar. Zorlu hayatındaki tek dayanağı hep yanında olan, birlikte yaşadığı can yoldaşı Hüseyindir. İki arkadaş kiraladıkları evi temizlerken eski çekyatın altında bir defter bulur. Bu, evin yakın zamanda vefat eden sahibi Hikmete ait bir günlüktür. ​Yusuf sayfaları çevirdikçe Hikmetin dünyasına çekilir; o da tıpkı kendisi gibi baskıcı bir babayla büyümüş, anne sevgisinden mahrum kalmış yaralı biridir. Günlükte Hikmetin gençlik yıllarında yeşil gözlü Hayriyeye sevdalandığı ancak korkuları ve aile baskısı yüzünden bu aşkın yarım kaldığı yazmaktadır. Hikmet daha sonra Esma ile evlense de ömrü boyunca bunun pişmanlığını yaşamıştır. Yusuf, Hikmetin bu yarım kalan hikâyesini tamamlamayı ve emaneti sahibine ulaştırmayı tek amacı haline getirir. Ancak günlüğü okudukça kendi yaşamıyla günlükteki olaylar birbirine karışmaya başlar. ​Bu süreçte karşı apartmanda, küçük oğluyla yaşayan Yeşime karşı içinde saplantılı bir ilgi büyütür. Ona sığınmak, evlenmek ister ancak bu ısrarcı tavrı Yeşimi korkutur ve kadın onu kesin bir dille reddeder. Reddedilmek, Yusufun içindeki yalnızlığı iyice tetikler. ​Hikâyenin sonunda ise şaşırtıcı bir gerçek gün yüzüne çıkar: Yusufun kitap boyunca konuştuğu, güvendiği en yakın arkadaşı Hüseyin aslında gerçek değildir; yalnızlığının zihninde yarattığı şizofrenik bir sanrıdır. Yusuf başka bir adamın geçmişini tamir etmeye çalışırken aslında kendi zihninin derinliklerindeki ağır akıl oyunlarıyla ve "hiçliğiyle" o metruk odada tamamen yalnız kalır. Kitabın finalindeki o çaresizlik ve beklemediğim son içimi gerçekten çok acıttı.
Gölgede KalanAyten Yağmur · İkinci Adam Yayınları · 2025123 okunma