"O kadar hızlı yüklüyorlar ki çok geçmez yükleme işi biter. Yola çıkmazdan önce Elif’imi bir kez daha emzireyim, yerini yapayım,” dedi kendi kendine. Sırtına bağladığı Elif’i kucağına alıp siper yaptığı atkısının altında emzirmeye başladı. Elif’in karnı doyunca onu yine sırtına bağladı. Arabanın üzerine çıkarak mühimmatların arasına korunaklı olacak şekilde yorganı serdi. Elif’i sırtından alarak yorgana sarıp sarmaladı. “Şimdi geldiğinden daha rahat oldu yerin, hah şöyle,” dedi kendi kendine. Sonra da arabadan inerek diğerleri gibi öküzlerinin başında hareket emrini beklemeye başladı. Elif’in iyi ve sağlamda olması Şerife’yi rahatlatmıştı. “Şimdi değil Kastamonu’ya Fizan’a bile giderim. Yeter ki vatan kurtulsun!.. Şimdi bu arabalardaki bombayı, mermiyi Allah bilir ya nasıl bekler asker."