Şengül

Yüce Allah’tan zafer dileyince deniz kabarıp köpürdü. Binlerce göğüsten kopan amin çığlıkları Ankara’nın tozlu göğünü doldurdu.
Reklam
“Doktor, iktidar hırsı senin vicdanını karartmış.”
“İstiklal Mahkemesinin tekrar gelişi bütün memlekette bir sevinç oldu. En inatçı kaçaklar kendi ayaklarıyla o kapıya sığınmış, en azılı haydutlar kendi istemleriyle bu mahkemeye boyun eğmişlerdi. Durgun memurlara bir başka canlılık, tembel amirlere bile bir başka uyanış, hükümet çarkına bir başka dönüş geldi. Hoş geldiniz.”
“M. Kemal Paşa oturduğu koltuktan güçlükle kalkmaya çalıştı. Çünkü kaburga kemikleri hâlâ ağrılar içindeydi… M. Kemal Paşa’ya doğru, kalbimde gerçek bir saygı ile gittim. O kendi halindeki odada bütün gençliğin bir millet yaşasın diye ölmeyi göze alan kararını temsil ediyordu. Ne sarayı, ne şöhret, ne herhangi bir kudret, onun bu odadaki büyüklüğüne yaklaşamaz. Gittim, elini öptüm.”
Din konusundaki cahilliğin ne kadar tehlikeli olduğunu sürekli görmekteydiler. Dinde cahillik ile ihanet arasında usturanın ağzı kadar incecik bir aralık vardı.
Reklam