"İnsanlar hangi dünyaya kulak kesildiyse, öbürüne sağır," diyor şair. Bu tepkiler; Türkiye'de vicdan nasırlaşmasının vardığı boyutları işaret etmesi bakımından önemli.
"Hükümetler Afrika'da önce beslenme
ve barınma sorununu çözmeli; özgürlükleri sağlamak sonra gelir," diyen bir Batılı diplomata, Afrikalı bir kadının verdiği cevap çok manidardır: "Konuşma özgürlüğüm olmazsa, ekmeğimi kimin çaldığı hakkında nasıl konuşacağım?" Özgür bir toplum için konuşabilmek şarttır. Konuşamadığımızda giderek yalnızlaşır, içe kapanır ve komplo teorilerine itibar eder hale geliriz.