Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnsanın nasıl olup da bir şey söylerken onun tam aksini yapabildiğini hiç anlayamamışımdır. Birini sevdiğine yemin ederken onu incitmek, bir dosta sahipken onu unutmak, akraba olduğunu söylerken birbirini yedi kat yabancıymış gibi görmezden gelmek, büyük ilkelere sahip çıkarken onları uygulamaya yanaşmamak, Tanrı’ya inandığını iddia ederken sanki o hiç yokmuş gibi yaşamak, kahramanlık taslarken pisliğin teki gibi davranmak.”
“Çocuklar anne ve babalarının yaşamlarını hiç bilmezler. Küçükken bunu hiç düşünmezler bile çünkü onlar için dünya kendileriyle birlikte başlamıştır. Ailelerinin bir öyküsü yoktur ve ayrıca çocuklarına geçmişten değil, yalnızca gelecekten söz etmek gibi kötü bir alışkanlıkları da vardır. Çok büyük bir hatadır bu. Onlar geçmişlerini anlatmadıkça çocukları için daima kocaman bir boşluk olarak kalırlar.”
İyi yalan söyleyen insanlar başlarını dik tutarlar. Hiçbir şeyden çekinmezler. Beceremeyenlerse gözlerini kaçırırlar. Sanki korunmak ister gibi. Bunu hatırlamam gerekiyordu.
Sonra da sessizliğe büründü. Bir insana geçmişini sorduğunuzda her zaman ya kapanmalarına ya da açılmalarına sebep olurdunuz ve her zaman hangisinin olacağını bilmek isterdim.