Uzun dönemdeki geleceğin, organik "insanüstü"lerde mi yoksa zeki makinelerde mi yattığı bir tartışma konusu. Fiziksel gerçekliğin tam anlaşılmasının insanlığın kavrayışında olduğuna ve hiçbir esrarın, insanüstü torunlarımızı zorlamaya devam etmeyeceğine inansak çok mu antroposentrik' olurduk?
antoposentrik: İnsanın, evrenin merkezinde olduğunu ve her şeyin ona hizmet etmek için var olduğunu düşünen kimse.·Kitabı okudu
Dünya, Carl Sagan'ın düşüncelerine ilham veren "soluk mavi nokta" olarak gözüktü:"O noktaya tekrar bakın. O burası. O evimiz. O biziz. Sevdiğin, tanıdığın, duyduğun, hayatlarını yaşamış herkes onda.
Türümüzün tarihindeki her aziz ve günahkar orada yaşadı; bir güneş ışınında asılı bir toz zerreciğinde. Gezegenimiz, bizi kapsayan büyük kozmik karanlıkta yalnız bir nokta. Bizi kendimizden korumak için başka bir yerden yardım geleceğine dair ipucu yok. Dünya, şimdiye dek, yaşam barındırdığı bilinen tek yer. Beğenin ya da beğenmeyin, şu an için direnişimizi Dünya'da sürdürüyoruz."
"Muhtemel insanlar" hakkındaki entelektüel oyunlar bir yana, insanın hikayesinin sonuna dair bir olasılık, şimdi yaşayanlar olan bizleri üzerdi. Çoğumuz, geçmiş kuşaklardan kalan mirasın bilincindeyiz. Gelecek nesillerin olmayacağına inansak moralimiz bozulurdu.
... toplum otomatik robotlar tarafından değiştirilecek. Hakiki anlayış diyeceğimiz şeye mi sahip olacağız yoksa kavrayışı bulunmayan becerilerle "aptal bilgeler" mi olacağız, henüz net değil.