Elif Verim

Elif Verim
@Kitapseven_45
Ev hanımı
Lise mezunu
İstanbul
Zonguldak
119 okur puanı
Aralık 2024 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Selamlar, nasılsınız? Bugün sizlere çok severek okuduğum, spor-romantizm türünde genç yetişkin bir romanla geldim. Yazarın kalemini diğer serilerinden de bildiğim için bu kitabı da ayrı bir keyifle okudum. Ve evet bayıldım. Hadi gelelim konusuna… Thomas Brooks annesi Türk, babası Amerikalı. Aynı zamanda çok başarılı, herkesin tanıdığı ve peşinde olduğu bir Amerikan futbolu oyuncusu. Ancak hayatı bir anda altüst olur. Annesini bir trafik kazasında kaybeder. Ve acısı bununla da bitmez. Babası ünlü bir avukattır ve yaptığı işten dolayı bu kazayı şüpheli bulur. Bu yüzden Tommy’i İstanbul’a, ananesi ve dedesinin yanına gönderir. Tommy, hayatının bittiğini ve çok sevdiği Amerikan futbolundan uzak kalacağını düşünür. Ama hiç de öyle olmaz. Özellikle kuzenleri Murat ve Ebru,diğer aile üyeleri olsun onu bir an bile yalnız bırakmaz. Bir sabah köpeği Kömür ile sahile gider. O sırada oynadıkları top bir şemsiyeye çarpar. Mine, Albino olan bir genç kız. Görünüşü yüzünden insanların kötü sözlerine maruz kalmış ve bu yüzden herkesten uzak durmayı seçmiş. Sahilde kitap okurken bir anda şemsiyesine çarpan topla irkilir. Tommy özür dilemek için yanına gelir ama Mine bir anda fenalaşır. Tommy ise hiç düşünmeden ona yardım eder. Kısacık bir karşılaşma olmasına rağmen Tommy mine'yi aklından çıkaramaz. Tommy, kuzenleriyle aynı okula kayıt olur. Müdür okulu gezdirirken karşısına o gün sahilde tanıştığı Mine çıkar. Okul müdürü gezdirme işini Mine’ye verir ve böylece yolları yeniden kesişir. Zamanla birlikte vakit geçirmeye, birbirlerini tanımaya başlarlar. Bu sırada okulun koçu Tommy’ye karşı oldukça sert ve acımasızdır. Amerika’daki eski koçu ise onun performansını ve yapılanları görmek için video ister. Mine, çekim konusunda yardımcı olabileceğini söyler. Ama çekecek kimseyi bulamaz.
1000Kitap
12’den VurmakTuğçe Aksal · Parola Yayınları · 202616 okunma
Reklam
Karanlıktaki Kıvılcım
Puan vermedi
Selamlar nasılsınız Size yine kalbimi ağzıma getiren, sayfaları “kim yaptı, neden yaptı?” diye diye çevirdiğim bir kitapla geldim. Gerilim desen var, merak desen zirvede. Ve o son Resmen ters köşe oldum, hem de öyle böyle değil. Hiç ama hiç beklemediğim bir yerden vurdu beni Hadi gelelim konusuna… Chloe Davis, anne, baba ve abisiyle yaşayan on iki yaşında küçük bir kız. Yaşadığı kasabada bir anda esrarengiz kayıplar ve cinayetler başlıyor. İlk olarak arkadaşı Lena kayboluyor ve ne yazık ki ölü bulunuyor. Ardından altı kız daha kayboluyor ve onların da sonu aynı oluyor. Polisler ifade almaya geldiğinde Chloe, babasına ait bir kutudan bahsediyor. Kutu açıldığında ise kaybolan kızlara ait eşyalar çıkıyor. Ve babası suçunu itiraf ediyor. Hem de bir daha çıkmamak üzere hapse giriyor. Ama kabus burada bitmiyor. Kasabalılar onları rahat bırakmıyor, evleri taşlanıyor. Annesi yaşadıklarına dayanamayıp bir kliniğe yatırılıyor. Ve yıllar geçiyor. Yirmi yıl sonra Chloe artık bir psikolog. Hayatını toparlamaya çalışırken sevgilisi Daniel ile düğün hazırlıkları yapıyor. Tam her şey yoluna girmiş derken kasabada yine kızlar kaybolmaya başlıyor. Resmen dejavu. Geçmiş yeniden gün yüzüne çıkıyor. Üstelik kaybolan kızlardan biri de Chloe’un hastası. Ama nasıl olabilir ki? Babası hâlâ hapiste. Bu bir taklitçi katil mi? İşte burada şüpheler başlıyor. Herkesten sürekli karşısına çıkan gazeteci Aaron’dan, nişanlısı Daniel’dan… Bu arada Daniel demişken, Onun ve kız kardeşiyle ilgili okuduklarımdan sonra “tamam kesin sensin!” dedim Ama gel gör ki kitap beni öyle bir ters köşe yaptı ki, anlatamam. Yanlış okudum sandım bir kaç sayfa geri bile gittim. Düşünün o kadar aklıma gelmezdi. Kitabın en sevdiğim yanı ise sizi sürekli şüphe içinde bırakması. Kime güveneceğinizi şaşırıyorsunuz ve her
1000Kitap
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026185 okunma

Elif Verim

, bir kitap okudu
10/10
·496 syf.··
2026 25. kitabı
Asena Nişikli
8.9/10 · 161 okunma
İnferno kanto3
10/10
·496 syf.··
2026 25. kitabı
Selamlar nasılsınız Bugün size kalbimi bıraktığım o serinin final kitabı ile geldim. Üfff bu seri var ya. anlatılmaz, yaşanır. Gerçekten kelimeler yetersiz kalıyor. Okumuyorsunuz, direkt o evrende yaşıyorsunuz. Yazarımız öyle bir dünya kurmuş ki “sen bu işi biliyorsun" diye diye okudum. Hele ki son sayfadaki yazar notu. O kadar mutlu etti ki beni. Çünkü o karakterlere doyamadım, hala merak ediyorum. Sen yaz, biz hep okuyalım. Şimdi gelelim bu güzelliğin konusuna. İkinci kitabın sonunda Alin’in söyledikleriyle şok olup kalmıştık hatırlarsanız. Final kitabı ise bizi 5 yıl öncesine götürüyor. Alin ve Demir’in ilk karşılaşması. Demir’in kalbine düşen o “kızıl afet”.Persephone’sine ilk görüşte tutulması. Sahiplenmesi. O anlar. Ama sonra yaşananlar, tedavi süreci ve her şeyin silinmesi. Ve 5 yıl sonra yolların yeniden kesişmesi. Helen, dedesinin ve Alin’in yaptıklarını kaldıramıyor ve Demir’den zaman istiyor. Demir ona o istediği kadar zamanı ona tanıyor. Ama daha fazlası için değil. Ve soluğu Helen’in kapısında alır. Çünkü artık tek bir amaç var. Tüm kartları ve çipleri bulup bu işi bitirmek. Alin nam-ı diğer minyatür şeytan Gerçekten zekasına şapka çıkartılır. Demir ona kızgın olsa da vazgeçemiyor. Ve olaylar onları alıp Las Vegas’a götürüyor. Ah o sahneler. Helen’in “seninle evlenmek istiyorum” demesi. Ve Demir’in bunu emir kabul etmesi. O nikah sahnesi? Hades & Persephone konsepti? Tam da onlara uyması. Ben şok ağzım açık okudum. Ve o aşk o çekim
1000Kitap
İnferno: Kanto IIIAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2025161 okunma