William Young şehrin Osmanlı valisine yazdığı mektupta "İngiliz konsolosluğu Filistin'deki Yahudi tebaasının korunmasından askeri ve siyasi olarak sorumludur.Şeriat hakimi muamele ve eylemlerinde bunu resmen hesaba katmalıdır." ifadelerini kullanmıştı.
19 yüzyıla kadar Filistin'deki Yahudi varlığı birkaç bini geçmiyordu ancak Fransa ve İngiltere gibi batılı devletlerin dini ve ekonomik nedenlerle Filistin'e Yahudi göçünü teşvik etme çağrıları yapmasıyla bu sayı artmaya başlamıştı bu çağrıyı ilk yapan Fransız imparatoru Napolyon Bonapart'tı. İngiltere Napolyon'un Yahudileri Filistin'e davet etme fikrinden yararlanarak önce 1838'de Kudüs'te bir konsolosluk kurmuştu. Ardından ise Hayfa, Yafa ve Akka'daki İngiliz varlığını güçlendirmeye çalışmış ve son olarak da bölgedeki İngiliz çıkarlarına hizmet edecek bir İbrani devleti kurulması için Yahudileri Filistin'e göç etmeye çağıran Londra konferansını düzenlemişlerdi.
1901 senesinde Sultan II.Abdülhamit Kudüs'ün ileri gelenlerinin çektiği telgraftan bir süre sonra Yahudilerin Filistin'de Toprak alımına ve yerleşimine bir sınırlama getirmişti.
23 Ağustos 1903 İsviçre'nin Basel Şehrinde, Altıncı Siyonist Kongresi düzenlendi.
Theoder Herzl "Kıbrıs'ta , Sina yarımadasında veya Sina kıyısındaki El-Ariş'te bir Yahudi yerleşimi kurulmasını önermişti."
İngiliz Sömürge Bakanı Joseph Chamberlain "Rusya'daki Yahudilerin geçici olarak Uganda'ya gitmesini önerdi."
Doğu Avrupa delegelerinin büyük çoğunluğu Filistin topraklarında ısrarcıydı.
Özellikle Rusya'dan artan Yahudi göçüyle birlikte, Kudüs'ün demografik yapısı yavaş yavaş değişiyor.Şehrin geleneksel dokusunu bozmaya hem de yerli halk arasında huzursuzluk yaratmaya başlıyordu.O nedenle Müslüman ve Hristiyan liderleri bir araya gelerek ortak bir karar almışlar ve Osmanlı Sadrazamı'na bir telgraf çekmişlerdi.Telgrafta Rus yahudilerinin Filistin'e göçünün ve toprak satın almalarının yasaklanmasını talep ediyorlardı.