Merhaba kitap severler;
Size çiçeği burnunda serinin ilk kitabı ile geldim. İnşallah devamını da çok beklemeden inceleme şansım olur.
Yazarın kaleminde Mısır'a olan ilgisi her satırda yansımış olup, sevdiği bir ülkeye yönelik dönem fantastik kurgu hazırlaması ve okuyucuyu her bölümde kadın karakterin güçlü yanlarını ele alıp, keşfetmek çok keyifliydi. Özellikle kadim sihirın olay örgüsünde harmanlanıp karakterin o ana dönüp sanki bir kapı aralanır gibi o silütleri görüp evrendeki geçişleri yansıması da oldukça ilgi çekiciydi. Hikaye de daha çok yer verilmesini isterdim. O nasıl sondu öyle nedense ters köşe biten kitaplar beni daha çok cezbediyor. Son satırları nasıl okudum bir bilsen @epope.ne.okuyor ,okuyanlar ne demek istediğimi anladı.
Inez, 18 yaşlarında varlıklı , soylu, köklü bir aileden gelir. Arjantin'de halasıyla yaşar. Anne ve babası yılın yarısını Mısır Kahire'de geçirirler. Ailesinden gelen mektuplarla geçirdiği az zamanlarla yeteri kadar birlikte vakit geçiremediği için tam olarak tanıyamamıştır.Bir gün gelen bir mektupla öldükleri haberini alır. Dayısının varisi olduğunu öğrenir. Halasından gizli, dönemin şartlarıyla Kahire'ye dul kadın kimliğiyle gider. Yolculukta babasından kalan Kleopatra kadim yüzüğü gözünün içine baka baka çaldırır. Malesef elinden de bir şey gelmez.
Kahire' de dayısının çalışanı Whit onu karşılar. Başka bir biletle dönmesini sağlarken ilk fırsatta bir yolunu bulur dayısının ve anne babasının kaldığı otele varır. Dayısıyla ilk karşılaşmaları pek hoş olmaz ilk fırsatta dönmesi için gayrete girer. Ancak bilmediği tek şey yeğeni Inez'in inatçı, kararlı ve ailesinin ölümünde ki gizemi, dönemin arkeoloji kazılarıyla neye ulaşmak istediklerini çözmeden gitmeyeceğini...
Inez,Whit'le birlikte ortak haraket ederek sırlara ulaşabilecek