Oysa saymaya cesaret edemiyorum ama en azından beş, belki de altı haftadır Bicetre'nin bu tecvit hücresindeyim ve sanırım üç gün önce günlerden perşembeydi.
Şöyle ya da böyle, yaşayıp gidiyorsunuz işte.
Ama ölüm öyle mi? Beni var eden Ömür Hanım, 45 yıl ince ince dokuduğu kalbimi, bedenimi, sevgimi; 45 yıl boyunca beni yücelttiği emeğini, sevgisini, kirpiğini, şarkısını sessizce alıp gidiyor. Çığlık bile atamadan kalıyorsun. Her gün mezardasın. Belki derinlerde bir inilti, yakarış, sevgi sözü!..
Bir süre sonra inanmaya başlıyorsun, ben yaşadığım sürece Hatice de yaşayacak... Kiminle ne konuşursan konuş söz Hatice'ye geliyor. Nereye gidersen git, Hatice yanında... Bir gün ben de yanına gidene kadar yapabileceğim tek şey, onu bu dünyada tutacak ne varsa yapmak.
... Ben öldükten sonra bunların hiçbirini yapamayacağım. Onun için gizlice gökyüzüne yüzümü çevirip "Ne olur biraz daha zaman" diyorum.
Anne, aşk ne acı bir şey
Beni seven kız var ya
Hani gece uyuduğum
Sabah uyandığım
Şimdi arkadaşımı seviyor
Ama ben ikisiyle de
Gülümseyerek konuşuyorum.