Aşk diye ballandıra ballandıra göklere çıkardıkları şeyin ne olduğunu anlayamıyor bir türlü. Kendisinde bir eksiklik olduğunu, deli olduğu için aşkı hissetmediğini düşünüyor ama çevresine bakınca bütün kızların ve oğlanların böyle olduğuna karar veriyor.
Birden, çok büyük bir yorgunluk hissetti. Taşıyamayacağı kadar ağır bir yüktü bu. Bütün olup bitenlerden sonra bir de istenmemek ve bir sığıntı gibi bu evde kalmak zorunda bırakılmak çekilecek şey değildi. Öte yandan valizini alıp o merdivenlerden aşağı inmek kendisini müthiş korkutuyordu. Gelirken hayal meyal gördüğü bu pis sokaklar, kalabalıklar, varilleri deviren köpek sürüleri, dışarıdan gelen garip haykırışlar, siren sesleri, birbirine karışan ve bir cehennem gürültüsünü hatırlatan onca müzik, sarhoşlar...
Onunla huzur bulmak olanaksızdı. Hep tetikte olman gerekirdi çünkü senin fark etmediğin ufak bir ayrıntı bile, onda bir öfke patlamasına yol açabilirdi.