Okuyucu

Okuyucu
@KitaptanNotlar
•Hepimiz bir bataklıkta yaşıyoruz. Ama bazılarımız yıldızlara bakıyor•
Puan vermedi·368 syf.··
Beğendi
·
2019 46. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2019 17:31
Kitabı görünce aklınıza gelen ilk isim Montaigne oluyor. Deneme türünü seviyorsanız da tereddüt etmeden başlıyorsunuz okumaya. Okudukça şunu soruyorsunuz kendinize; bir insan düşüncelerini böylesi güzel nasıl dile getirebilir? Bu kadar fazla örneği verecek birikimi nasıl elde etmiş olabilir? Felsefeden, tarihten, edebiyattan, biraz da kendinden harmanlayarak; okuyucularının yüzünde tebessüm bıraktıracak bir eser çıkarmış ortaya. Tabi ki her bölümü aynı hevesle okumayacaksınız, deneme bu. Ama okuduklarınızdan kendinize çıkardığınız pay yanınıza kar kalacak. Başucu kitabı olur mu bilmem, fakat ara ara açıp şu bölümde neyden bahsediyordu o hikayeyi bir daha okuyayım diyeceğinizden eminim.
1000Kitap
Babam Beni Şahdamarımdan ÖptüOzan Önen · Destek Yayınları · 2017972 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2019 45. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2019 09:34
Öncelikle yazarımızın bir yahudi olduğunu söyleyeyim, sonra da bir yahudi olarak İsrail'in Filistin'e yaptıklarını objektif bir şekilde yazabilmesini tebrik edeyim. Badem ağacı... Ne acılara şahit oldun, ne umutlara ve ne amansız ölümlere. Filistin'in işgali ile birlikte 8 yaşından 60 küsur yaşlarına kadar görmediği acı kalmayan Ahmad Hamid'in perspektifinden bakıyoruz tüm olaylara. Minicik kardeşini mayın patlaması sonucu kaybetmek, babasının suçsuz yere 14 yıl mahkum edilmesi, daha kendisi bakıma muhtaçken koca bir aileye bakmak zorunda kalması, evlerinin yıkılması, yiyecek bir lokma ekmek bulamamak bu acılardan yalnızca birkaçı. Yazarımız işgal altındaki halkı ve çektiği acıları öyle dümdüz anlatmış ki. Hiçbir çarpıtma olmadan, abartı ya da hafifletme olmadan. Gerçekler tokat gibi çarpıyor yüzünüze ve bütün bunların günümüzde de yaşandığı yerler olduğunu düşünüp ne kadar umarsız yaşadığınıza hayret ediyorsunuz. Bir halk düşünün, soykırıma uğramış, tüm yakınlarını kaybetmiş, yoksulluğun dibini görmüş bir halk. Sonrasında güçlenip tarihten intikam alırcasına, kendine hak görürcesine bunların neredeyse aynısını başka bir halka yapan bir halk. Kitap bu konuya çok güzel göndermeler yapıyor, sorgulatıyor. Nefret kim için zararlı? Nefret eden kişiye mi, edilen kişiye mi? Hayatını nasıl geri kazanırsın? İntikamla mı, barışla mı? Unutmak mı, hatırlamak mı? Karakterle beraber siz de soruyorsunuz bunları kendinize. Sonunda ise o dünyadan sıyrılıp kendi dünyanıza dönmek/dönebilmek o acıları yaşayan tüm halklar için utandırıyor sizi.
Badem AğacıMichelle Cohen Corasanti · Pegasus Yayınları · 20154,655 okunma
Puan vermedi·582 syf.··
Beğendi
·
2019 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2019 11:19
Böyle bir eser için naçizane fikirlerimi yazmaktan bile ar ettim bir süre. Ama yazmazsam da Jean Valjean'a, Marius'e, Cosette'ye ve daha bir sürü karaktere ayıp olacaktı. Çünkü toplumun her yarasına ayrı ayrı parmak basan ve bundan hiç imtina etmeyen eserler dillendirilmeli, sürekli bahsedilmeli; bize kadar geldiği gibi bizden kim bilir kaç kuşak öteye kadar taşınmalı. Hikayemiz D. Kasabasına bir yabancının gelmesiyle başlıyor. Aynı Tolstoy'un bir sözünde bahsettiği gibi "Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar; ya bir insan bir yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir..." İşte bu yabancı Jean Valjean. Aynı zamanda Madeleine Baba, Jan Valjan, Ultime Fauchelevent... Bir karakter her farklı kimliğinde insanı ancak bu kadar etkileyebilirdi. (Eğer kitabı okumadıysanız incelememin devamını okumamanızı öneririm) Kendisine ablasının ve yedi çocuğunun emanet edilmesiyle hayat keşmekeşi içine giren karakterimiz, çocukların karnını doyurabilmek için bir fırından ekmek çalmaya kalkar. Bunu yaparken yakalanır, evinde bulunan silah ve firar girişimleri ile birlikte toplamda 19 seneye çıkar cezası. Cezası bittiğinde özgürlüğe kavuşacağını zanneder fakat öyle olmaz. Gittiği yerlerde parasıyla dahi yemek ve yatak bulamaz, elindeki hüviyet kağıdı onun ikinci hapsidir. İşte böyle bir zamanda yolu, onu tamamen değiştirecek, içindeki iyiyi çıkaracak D. Kasabası psikoposunun evine düşer. Gördüğü muamele karşısında öyle afallar ki bu dünyaya rağmen, içinde yaşayan onca kötü insana ve kötülüğe rağmen iyi kalınabileceğini görür. Kendi içinde bir ihtilal yaşar ve değişir! Bütün intikam duygusundan, nefretinden, hırsından sıyrılır. Bu dakikadan sonra başına gelecek her şeyi bu değişimin verdiği müthiş olgunlukla, sakinlikle karşılar. Kitabın sonuna kadar bu karakterimizin sakinliği
1000Kitap
SefillerVictor Hugo · Kitap Zamanı Yayınları · 2011105,5bin okunma