"Bildiğim güzel bir yer var. Yanımızda yiyecek bir seyler götürürüz. En çok ne seversin?"
"Seni, Portuga."
"Kastettiğim başka, salam, yumurta, muz.."
"Her şeyi severim. Evde hepimiz, ne varsa sevmeyi öğrendik."
"Olsun, onu öldüreceğim."
"Ne diyorsun evladım sen, babanı mı
öldüreceksin?"
"Evet, öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp dan diye öldürmeyi kastetmiyorum. Öyle değil. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek."