Okyanusun en kimsesiz noktasında, ufacık bir kayığın içinde, bazen koca dalgalarla hızla savrularak, bazen hareketsiz ama hep amaçsız ve sebepsiz gerçirmiş gibi hissediyordu çoğunu tükettiğine inandığı ömrünü.
Bence kaderi belirleyen üç şey var; teslimiyet, güven ve koşulsuz sevgi. Varoluşa inandığında sonsuz bir güven duygusu olur. Güvenin olduğu noktada tam teslimiyet başlar. Sevgiyse mucizeleri yaratır. Sevgi, varoluşla bir olmamızın en yüce kapısıdır.
Zamanın sivri taraflarımızı törpülemesi konusunda istekli olur ve buna yardımcı olursak, kaderimizde de döngü başlar. Aksi taktirde 'değiştirilemez' sandığımız kaderin tutsağı olarak yaşar gideriz.