Böylesine soğuk Amerika'da hiç değilse akademik çevreler, günlük yaşamda yakışık almaz bir gözle bakılan bütün sorunları serbestçe konuşulup tartışılabiliyor, bilimsel açıdan ele alabiliyordu.
Zorunluğuna çok geçmeden inandığım kendi kendimi psikanalizden geçirme denemesini, çocukluk yıllarımın bütün olayları içerisinden vurup geçen bir dizi düşe inanarak gerçekleştirdim.
Ancak bir çocuk cinselliğinin varlığı ve önemine kesinlikle inanılmak isteniyorsa, psikanaliz tedavisinde tutulan yolu izlemek, nevrozlardaki araz ve özelliklerden kalkarak geriye doğru yola koyulmak ve en son kaynaklara ulaşmak gerekir.
Çocuğun cinsel bünyesindeki özelliğin, bazı olağanüstü yaşantıların, yani travmaların ortaya çıkışında uyarıcı bir rol oynadığını ileri sürerek travmatik etiyoloji konusundaki son sözü daha sonraları 1907'de Abraham'ın söylediğini belirtmek isterim.