Sanatın en ulu en güç başarısı bizi güldürebilmesi ya da ağlatabilmesi, bizde şehvet ya da öfke uyandırabilmesi değil, doğanın yaptığını yapması ve bizi hayretle doldurmasıdır.
Öğretmenler ve kitaplar hâlâ başıma gelen en iyi şeydi; onurum, namusun, bir erkek olarak vazifem ve ahlakın özü konularını bu kadar büyütmemiş olsam, muhtemelen edebiyat öğrenimi ve beraberinde gelen keyifleri hiç tatmayacaktım. Meslek olarak da edebiyatı seçmeyecektim. Keşke seçmeseydim. Bu belayı başıma edebiyat sardıysa, edebiyat beni kurtarmalı.
Bir çocuk üzerinde mutlak bir güç sahibi olan her insan kaçınılmaz bir şekilde zaman zaman nefret de uyandırmıştır ama ilk on yılımın anılarına hâkim olan anneni sevgisi ve şefkatindense korkunç olan yanını, gerçek bile olsa vurgulamak o ilişkiyi ters çevirmek olmuyor muydu?