O zaman ben bilgisizin biriydim. Bir düşünsene! Kapkaranlık büyük bir evin içinde dolaşıyorsun! Yüzlerce odanın içinde türlü türlü şeyler var! Fakat zerre kadar hiçbir ışık yok.. El yordamıyla gidiyorsun! Elbette öteberi şeyler kırılır. Hem başkalarının değerli şeylerini parçalar, hem de kendini yaralarsın.
Sizi şimdi tekrar öldürmeye kalkarım, diye korkmuyor musunuz ¿ dedim.
Ev sahibi beni baştan aşağıya süzüp:
Hayır, korkmuyorum, dedi.
Niçin ¿
Gözleri böyle olan insanlar öldürmezler.
Benim gözlerim nasıl ¿
Çok hüzünlü, derin bir kederle dolu. Siz ruhen çok fazla hastasınız.
Oğlum sen Tanrı'yı kendin gibi sanarak onunla uğraşmaya kalkmışsın. Tanrı senin gibi canilere benzemez ki, sana karşılık versin. Eğer Tanrı senin cezanı vermemişse, kendin düzeltmeni beklemiştir.