“Gâvurla Müslüman'ın arasındaki ayırt, soğanın zarı kadar..."
…
"Ama biz onlara gâvur diyoruz, onlar bize Müslüman!"
…
"Oysa hepimiz bir Allah'ın kuluyuz."
‘Ay doğdu batmadı mı?
Elagöz yatmadı mı?
Seni yaratan Allah
Beni yaratmadı mı?’
“Kan kardeşi olanlar yakın akraba olur. Birbirlerinden kız alıp veremezler. Birinin başına bir sorun gelir de yoksul düşerse, öbürü onu, hem de çocuklarını kollamakla görevlidir.”
“Tanıdığım bir ağaç var
Etlik bağlarına yakın
Saadetin adini bile duymamış
Allah’ın isine bakinGeceyi gündüzü biliyor
Dört mevsimi, rüzgarı, kari
Ay ışığına bayılıyor
Ama kötülemiyor karanlığıOna bir kitap vereceğim
Rahatını kaçırmak için
Bir öğrene görsün askı
Ağacı o vakit seyredin.
Şair 'aşk' diyor; sen ona 'dünya' diyeceksin, 'yaşam' diyeceksin. Bizim yurdumuzda bir köylü de tıpkı Etlik'teki o ağaç gibidir. Eline bir kitap ver, seyrevle ondan sonra şenliği! Ama ağaç kitap okursa, yani bozkırda ahlat ağacı kitap okursa, bu dürzüler onları dibinden keser. Sizin Olimpos Dağı'ndaki gibi en, en yukarda, her zaman karanlıkçılar vardır. Onlar halkın uyanmasından korkar. Uyanırsa, yönetemeyiz sanırlar. Doğrudur; yönetemezler. Çünkü halk uyanırsa, kendi kendini yönetir. Bu nedenle Halkevleri'ni kapattı herifler. Ayırdına vardın değil mi; çok önemsediğim için Halkevleri'ni, Köy Enstitüleri'ni, dönüp dönüp söylüyorum. Beni de önce destekler görünüp, sonra kösteklediler.”