2 Ocak 2024...
Salih sabah uyandığında ruhu sevinç ile huzur karışımı bir haldeydi. Rüyasında kendisinden önce şehid olan dostlarını görmüştü. Şehid dostları ile birlikte Cennette sohbet ettiğini görmüştü rüyasında. Odanın penceresini açtı. "Havada şehadet kokusu var" diye mırıldandı. Epeydir okumayı düşündüğü bir kitabı kitaplıktan aldı okumaya başladı.
....
"Gözyaşlarını göz pınarlarında tutma, bırak aksın. Yüreğinde kanasın, sakın karışma. İlkler ve sonlar hep güzel olurmuş... Belki de yüreğimizin son kanamasıdır bu, gözyaşlarımızın yeryüzüne son defa akışı.
Sanki şafağın evveli. Dünya şahit; boğazımızdan vurdular bizi, şahdamarımızdan, can evimizden Gazze'mizden. Susmak acı çekmektir bilirim!
Ağıtlar yükseliyor gökyüzüne meleklerin kanatları arasında, dualar, hem de en direngecinden. Sonra zılgıt sesleri... Son kez konuşma hakkını saklı tutup, bazen susmaktır aşk. Cennetini de alıp yanına kendi yüreğine çekilmektir bazen, aşk!
Şimdi benim kalbimde büyüyor, senin göz bebeklerinde zafer! Kutlu misafirler belirecek şimdi kapında, gökyüzünden gelen. Kalbimin gölgesinde dinleneceklergün doğana kadar. Sakladığım acımdır belki, şimdi gözlerime doluşan.
Her şey tamam gibi. Aslında ben seni çok özledim... Çok kere söyledim, vuruldum, iyi değilim. Ama senin için değerdi. Her yanım kavga kokuyor bugün. Hele de adamlık yanım.
Ve alışmak istemiyorum hayata..."
Kitaptan kopamıyordu. Ama akşam gideceği toplantı için hazırlık yapmak zorundaydı. Abdestini aldı. İki rekat namaz kıldı. Toplantıda ele alınacak konular ile ilgili dosyaları hazırladı. Toplantının yapılacağı yere gitti.
Toplantıda yedi kişiydiler. Salih'in içinde sabah uyandığından bu yana neşe ve huzur her geçen an artıyordu. O akşam yüzü bir başka güzeldi.
Salih toplantının açılış konuşması-nı yapmaya