sevgi göstermek için hep son anları bekliyorsunuz; hastane koridorlarını, siren öncesini , veda vaktini … ama ölümün son anı yok. o ansızın gelecek , yüreğinize binen pişmanlık hiçbir şey ifade etmeyecek .
Safevi hükümdarı Şah İsmail, Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim’e bir satranç takımı gönderiyor.
Kutuyla birlikte de şu tarz bir mesaj ilettiği söylenir:
“Madem ki hükümdarız, gel bu oyunu satranç tahtasında çözelim; asker kanı dökülmesin.”
Yani Şah İsmail, zekâ oyunuyla savaş yerine barışçıl bir rekabet öneriyor gibi davranıyor ama aslında alay ediyor. Yavuz’un Cevabı;
Yavuz Sultan Selim, bu alaya yakışır bir şekilde, sert ama zekice karşılık veriyor.
Satranç kutusunu geri gönderiyor; taşların yerine gerçek ok, mızrak ve top güllelerini simgeleyen minyatür savaş nesneleri koyup şu mesajı iletiyor:
“Bizim oyunumuz satranç değil, harp meydanıdır.”