Burcu

Türk milleti tarih başladığı zaman teşekkül etmiş bulunuyordu. Bundan başka bu milletlerin tarihi hemen hemen hep aynı dar bir sahada geçtiği için onların tarihini sıraya koymak kolaydır. Fakat Türk tarihi İçin bu kabil midir? Bazen Çin'de, bazen Mısır'da, bazen Avrupa'nın ortasında gördüğümüz Türklerin tarihini bir çerçeveye sığdırmak güç bir iş gibi gözükür. Bundan dolayıdır ki şimdiye kadar Türkler kırk yerde kırk devlet kuran bir millet gibi sayılmış ve Türk tarihini kronolojik bir tertibe sokmak teşebbüsü görülmemiştir.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türk tarihi aralıksız bir bütündür. Mesele onu sistemlendirmekten ibarettir.
Hiç bir millet şimdiki vatanının en eski ahalisi değildir. Kablettarih tetkiklerinin bir nazariyesine göre Araplar'ın ve bütün Sâmîlerin ilk vatanı batı Avrupa'dır. Acaba bu, Araplara Avrupa'da bir hak temin eder mi? Bundan başka biz 1000 yıldır Anadolu'da bulunuyoruz. 900 yıldan beri de aralıksız devlet halinde günümüze dek gelmişizdir. Bu kadarı kafi değil mi? Unutulmamalıdır ki başka milletler Anadolu'yu zaptedecek kadar kuvvetli oldukları anda ne tarihî hakka ne de millî verasete bakmayacaklardır? Ülkeler üzerinde yaşamak hakkı verasete değil, kılıca dayanmakladır.
Dîl, antropoloji, kanun ve Örf bakımından Türklerle hiç bir ilişiği bulunmayan Hattiler yani Hititler, bu tarihte, bize, Türkiye Türklerinin ataları gibi gösterilmektedir. Kısa boylu, kısa boyunlu, gür ve kıvırcık saç ve sakallı biçimsiz Hattilerin bizimle nasıl bir ilişiği olabilir? Yazıları okunmuş, Turanlı olmadıkları anlaşılmıştır. Kanunları ele geçmiş ve neşredilmiştir. Malûm devirlerdeki Türk yasa, türe ve göreneğine uyar tarafları yoktur. Hattâ bunların brakisefal olduğu bile şüphelidir. Çünkü toprak altından çıkarılan iki Hatti kafasının brakisefal olmadıkları için bir antropoloji mütehassısı tarafından imha olunduğunu bana Köprûlüzade Fuat söylemişti. Kanunlarından gayet ahlâksız bir millet olduğunu anladığımız Hattileri Türk saymakla takip olunan gaye Anadolu'da eskiden beri yerli halk olarak yaşadığımız düşüncesi olmalıdır. Fakat bu da boş, temelsiz, yersiz bir düşüncedir. Hiç bir millet şimdiki vatanının en eski ahalisi değildir.
Kendimize medeniyette eskilik gibi bir fazilet kazandırmak için yalan ve tahrif gibi faziletsizlik yollarına sapmak bilmem ki nasıl çürük bir mantığın eseridir. Eski medenî milletlerin dil âbideleri ve heykelleri meydandadır. Bunların hiç birinde Türklüğe ait bir iz yokken, birtakım gülünç iştikaklarla o milletlerin Türk olduğunu ileri sürmek bizi ilim dünyası karşısında küçük düşürmekten başka bir netice vermez. Eski milletler arasında yalnız Sümerlerin dilinde Türkçeye benzeyen kelimeler bulunmuştur. Fakat bu da fazla bel bağlanacak bir şey değildir. Çünkü Sümerlerin dilinde Arapçaya, Japoncaya, Gürcüceye de benzeyen birçok kelimeler bulunmuştur. Şunu da unutmamak gerekir ki kendi yarattığımız medeniyet, bizi başkalarının medeniyetlerini kendimize imal etmeğe asla muhtaç etmeyecek kadar büyük ve parlaktır.