Burcu

Öldük, ölümden birşeyler umarak. Bir büyük boşlukta bozuldu büyü. Nasıl hatırlamazsın o türküyü, Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü, Alıştığımız bir şeydi yaşamak. Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok; Yok bizi arayan, soran kimsemiz. Öylesine karanlık ki gecemiz, Ha olmuş ha olmamış penceremiz; Akarsuda aksimizden eser yok.
Reklam
Kılıç da hançer de yaralar ama O keskin bakışın yarası değil... Beni bir kez yere çalan bu felek, Bir daha toprağa vurası değil.
Ömründe gülmedin, rahat bulmadın. Ölsen de nola ki anılmaz adın… Hey Atsız! Yirmi beş yılda kocadın, Başında saçların beyazlanmadan.
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı, Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
Sırretmeye elden seni, bir perde olurdum. Toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
Reklam