Otuz Beş Yaş Bütün Şiirleri

8,4/10  (189 Oy) · 
876 okunma  · 
163 beğeni  · 
4.361 gösterim
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. / Dante gibi ortasındayız ömrün. / Delikanlı çağımızdaki cevher, / Yalvarmak yakarmak nafile bugün, / Gözünün yaşına bakmadan gider.

Cahit Sıtkı Tarancı'nın, bu dizelerle başlayan "Otuz Beş Yaş" şiiri, Türk edebiyatının kült şiirleri arasındadır. Bir başka şiir ustamızın, Behçet Necatigil'in deyişiyle: "Şiirlerinde yaşamanın ve aşkın güzelliğini öven, ölümün üstünlüğünü vurgulayan, Türkçe'yi bütün tatlılık ve anlatım gücüyle şiire geçiren Cahit Sıtkı Tarancı, döneminin en çok okunan şairlerinden biri olmuş, hiçbir akıma bağlanmadan kendine özgü bir şiir geliştirmiştir. Şiirle ilgili bir soruya verdiği yanıt da bu doğrultudadır: 'Şiirle hayat arasındaki sıkı ilişkiye inandığım içindir ki, şiiri hiçbir zaman bir düşüncenin kanıtlanması (...) olarak düşünmedim. Şiirin yapısının gerektirdiği bu bağımsızlık, şairlerin özgürlük aşkıyla da açıklanabilir. Bunun için, baskı rejimlerinde ilk isyan bayrağını açanların daima şairler olduğuna şaşmamak gerekir.'" Tarancı'nın bütün şiirlerini, değerli eleştirmen Asım Bezirci'nin titiz derlemesiyle sunuyoruz.
  • Baskı Tarihi:
    2013
  • Sayfa Sayısı:
    280
  • ISBN:
    9789755100173
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
DUA 
 18 Eyl 21:41 · Kitabı okudu

Sene 1900lerin sonu milenyuma gireceğiz. Ortaokuldayız. Çok sevdiğim, gecemizin günümüzün bir geçtiği, sevdiğimiz yemeklere kadar her zevkimiz ortak olan arkadaşımla tek farkımız; ben kitap okuma delisi o ise hiç sevmezdi.

Ona kitap okumayı sevdirmek istiyordum ki hiç farklı yanımız kalmasın. Okul kütüphanesinde iki adet Cahit Sıtkı Tarancı 35 yaş şiir kitabı vardı. Şiir kitabını okunması kolay olduğu için seçtim. Her gün okuldan eve dönerken bir mısra o, bir mısra ben okuyoruz. Bir gün ders ortasında arkadaşım bir kelimenin anlamını bulamadım nedir diye sordu. Sıranın altından kelimeyi gösterirken öğretmene yakalandık. Kitaplarımızı aldı paramparça etti bizi de disipline verdi.
Müdürün yanına gittik. Müdür kızıyor bağırıyor neden rahat durmuyorsunuz diyor. Arkadaşım ağlıyordu. Bende ona karşı mahcup olmuştum. Suç!! benimdi. Onu okumaya ben teşvik etmiştim. Biz ne yaptık, kitap okumak suç mu dedim. Ayağa kalkıp gömleğinin kolunu yukarıya sıyırdı. Dövecek sandım. Bize feci bir yara gösterdi. Evet suç, bende gençliğimde kitap okuduğum için bana bunu yaptılar dedi. Korktuk. Ağladık. Müdür okul öğretmeninin yaptığı salaklığı savunmak adına bizi harcıyordu, kısaca derste başka şeyle ilgilenmeyin diyebilirdi ama kitap okumayı kötüleyip kalbimizde derin yaralar açıyordu farkında değildi. Arkadaşım bir daha eline kitap almadı. Bense uzun bir süre okuyamadım sonra dayanamadım evde gizli gizli okudum.

Kitap incelemesi mi yapacaktım ben. Yaş 35 yolun yarısı eder deyip 46 yaşında ölen bir şairin kitabı için neler yazılır bilemedim.

Mathmazel 
 28 Tem 10:39 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Kitabı
Listen to Yedi Güzel Adam - Özlem - Entrümantal by Yedi Güzel Adam #np on #SoundCloud
https://soundcloud.com/...edi-guzel-adam-ozlem
müziği eşliğinde okumak ayrı bir huzur verdi.

Ölümden korkanlar asla bu tip şiirler yazamaz ancak ölüme seranad yazanlar bu hislerle şiir yazıp okuruna hissettirir.

46 yaşında hayatını yitirmiş. Otuz beş yaş yolun yarısı etmemiş onun hayatı için. Fakat Otuz Beş Yaş şiiri ile hayatını sonsuza çevirdiği kesin.

Her bir şiirinde ayrı yaşlara geçtiğim, şairin ağlamasını hissettiğim ve ağladığım, bunalmışlığın arasında huzuru keşfettiğim bu şiir kitabını okumak ve okutmak gerek.

Bazen diyorum. Lisede bize bu insanların hangi akıma mensup oldugunu anlatmak yerine kitaplarını okutup hislerimizi sorsalar, daha sonra hislerimizi alevlendiren yazar ve şairlerin hayatlarını merakla biz araştırsaydık edebiyata olan ilgimiz daha derin olurdu sanırım.

Ne yazık ki Lys sınavinda edebiyat sınavına girecek öğrenciler mecburen ezbere bilgileri bilmek ve bıktırıcı soğuk testleri çözmek zorundalar.

Bir öğrencim neredeyse edebi eserlerin çoğunu okumuştu, yazar ve şairlerin hayatını okuduğu kitaplara duyduğu ilgiden dolayı kendiliğinden öğrenmişti. Ben ona matematik çözerken "edebiyatı yetiştirebiliyor musun? Aran nasıl?" diye sorduğumda yukarda anlattıklarımı cevap olarak almıştım. Sonuç ne oldu: bu öğrencim edebiyat sınavından sadece bir boş bıraktı gerisi doğru idi.Bunları neden anlattım yaşayarak yaşatarak öğrenmenin önemini göstermek için.

Kendi hayatıma bir göz atacak olursam bir öğretmenimin bize Sezai Karakoç'un "Mona Roza" şiirini okurken ki hislerini yaşatması, adeta kendi yazmışcasına hissettirmesi, sesinin tonundaki titremeler... Beni şiirle tanıştıran bu öğretmenimdi. Branşı edebiyat da değildi. Hayatımda bir yol çizmeme sebeptir bu olay. Demek ki edebiyata ilgili olmak için edebiyatçı olmak zorunlu değil. Ve yaşayan bir kitap olup öğrencilere anlatmak gerek.

Keyifli okumalar.

Hakan TEKİN 
20 Kas 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 9/10 puan

Aşk, doğa, ölüm temaları etrafında şekillenen şiirlerini , akıcı ve anlaşılır bir üslupla yazmış Üstad.
Şiir seven sevmeyen herkes, okumaktan zevk alacağı, kendinden bi şeyler bulacağı, sıcacık mısralar bulacak bu sayfalarda.
"Desem Ki " şiiri, Cemal Süreya 'nın " Aşk" ı ile birlikte en çok hangisini sevdiğime karar veremediğim iki şiirden biridir.
Ve "Sevdalı" ve "Memleket İsterim" ve "Otuz Beş Yaş Şiiri" ve daha niceleri tadı damakta bırakan, elden bırakılmayacak şiirler.
Pdf ' ten okudum ve gidip almaya karar verdim kitabı .Kitaplığımda olmasını istediğim- tıpkı Nazım' ın Henüz Vakit Varken Gülüm'ü gibi- şiir kitaplarından birisi oldu bu eser.
Okumalısın...

Muhayyelll 
02 Eyl 19:26 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 8/10 puan

İnsanlar ne yazık ki şiir kitaplarına karşı fazla ön yargılı. Çoğu kişide "Ben o şiirlerin daha güzelini yazarım." mantığı var. Ama kusura bakmasınlar. Şiir okumasını bilmeyen şiir yazamaz!.
Cahit Sıtkı Tarancı'yı halk içinde çoğu insan "Yaş otuz beş, yolun yarısı eder" dedikten sonra 46 yaşında ölen şair olarak bilir. Doğrusu bende böyle biliyordum. Çünkü bu bana böyle empoze edildi. Okulda Cahit Sıtkı Tarancı'nın ismini bir kere duydum. O da işte "Yaş otuz beş, yolun yarısı eder" dedikten sonra 46 yaşında ölen bir şair olarak bize öğretildi. O sınıfta 20 öğrenci vardı. Hepimiz bunu böyle öğrendik. Sonra televizyon izlerken hangi kanal, hangi proğram hatırlamıyorum ama Cahit Sıtkı Tarancı'nın ismi yine aynı şekilde geçti. O proğramı izleyen kişiler ne yazık ki 20 kişi değildir sadece. İzleyen herkes bunu böyle öğrendi. Daha sonra misafirliğe gittiğimiz bir gün yaşıtım olan bir kızın elinde gördüm Cahit Sıtkı Tarancı'yı. Amcalardan biri okuma saçma sapan kitaplar dedi. Akrabalar bir ağızdan hurraa onay verdiler. O kız sonra o kitabı okudu mu bilmiyorum. Umarım okumuştur..
O amcalar, o proğram, o öğretmen yüzünden kitaba sıfır beklentiyle başladım. Ve bu kitabı okuduktan sonra diyorum ki, Cahit Sıtkı şairlerin üstatlarından. Her şiirinde ayrı bir tat var. O tadı alabilene ne mutlu..
Keyifli okumalar..

Zeynep 
02 Haz 18:57 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

30 yaşıma yeni girdim ve tekrar okuma ihtiyacı hissedip okudum. Yaş ilerledikçe eskiden okuduğum satırlar aynı olsa da; geçen yıllarla bakış açısının değişmesi, yılların kazandırdığı tecrübe ve ağırbaşlılıkla kelimeler farklı anlam kazanabiliyor zihnimizde.

Zagor 
27 Eki 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Merhaba...

Cahit Sıtkı Tarancı kadar, şiirlerinde ölümden, karanlıktan, yalnızlıktan, karamsarlıktan dem vuran başka bir şair var mıdır? Tarancı, o kadar kendisini yalnız hissedermiş ki okuduğu dönemde herkese mektup gelir kendisine gelmeyince üzülür, kendi adına mektuplar yazar, postaya verir, sonra da mektup gelince sevinirmiş. Şiirlerinde ki derin karamsarlık, yalnızlık belki de o döneminin yansımalarıdır, kim bilir...

Kitap, değerli edebiyat araştırmacı Asım Bezirci derlemesiyle Şiir Üstüne, Öncekiler, Ömrümde Sükut, Aradakiler, Otuz Beş Yaş, Düşten Güzel, Sonrakiler ve Çeviri Şiirler başlıklı sekiz bölümden oluşuyor. "Şiir Üstüne" adlı bölümde değerli şairimizle yapılan röportajla, onun edebiyata nasıl başladığı, şiir hakkındaki düşüncelerini, yaşadığı dönemin edebiyatı hakkında ki görüşlerini ve kimlerden etkilendiğini öğrenme imkanı buluyoruz. Şairimizi, daha iyi tanımamız açısından güzel bir giriş olmuş röportaj.

Son olarak düşüncelerimi, şairimizin meşhur şiirine yapılan, Hümeyra'nın eşsiz yorumuyla seslendirdiği şarkıyla bitirirken, herkese keyifli okumalar ve keyifli dinlemeler dilerim.

https://www.youtube.com/watch?v=Arf9QYcAPAo

KörKalem | Halil K. 
 07 Eyl 11:00 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

İşbu inceleme bir KörKalem (N.K) incelemesidir. Sevgili Eşim Halil K. ile uzaktan yakından bir alakası bulunmamaktadır. Sevgiler :)

Çok özel bir kitap bu benim için. Otuz beş yaş şiiri, hayatımın dönüm noktalarından birinde bir yıldız gibi parlamıştı. 6. sınıftayım o sıralar. Çok dingin bir sevgiyle sevdiğim Türkçe öğretmenim Mehmet Sadık hoca bunu ezberletiyor bütün sınıfa. Ne kadar çabuk ezberlediğimi fark ettiğim anda, edebiyat sevgisi alev alıyor içimde. Sonraları bir çok şiir ezberleyip heybeme katıyorum hepsini.

Kitabın neredeyse tümünü bir ölüm rüzgarı sarmış durumda. Nasıl güzel tasvir etmiş Tarancı her bir satırda ölümün o sancılı halini. Dünyadan, sevdiklerinden, çiçeklerinden, o hastası olduğu boğaz havasından bir gün ayrılacak olmanın hüznünü.

Hayatın yapı taşıdır ölüm. Doğarsın ve bir gün ölürsün doğduğun gibi. Yokken var, varken yok olursun. Belki de keyifle yaşadığın her günün sonunun seni adım adım ölüme yaklaştırdığının farkına bile varmazsın...
Ölüm son değil, başlangıçtır, lakin, bilene...
Keyifli okumalar...

Abdurrahman Köseoğlu 
18 Eyl 22:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Bir şair, bir yanı yaprak dökerken bir yanı bahar bahçe. Hem hayatı pencerenden gün eksilmesin diyecek kadar sev hem musalla taşındaki bir namazlık saltanatını bekle.

Hanife güngör 
03 Oca 03:54 · Kitabı okuyor · Beğendi · Puan vermedi

Dante gibi ortasındayız ömrün” diyerek kendisini İtalyan şair Dante’ye benzetmiştir. Dante ile Tarancı’nın bu konudaki benzerliği ise iki şairinde ölüm konusunu işlemeleri ve yapıtlarında ölümden bahsetmeleridir.
Cahit Sıtkı ölümü ızdırap duyarak karşılar fakat metafizik duygulara kaçmaz. Bunun sebebi ise laiklik düşüncesinden dolayı başka konulara çekmez. Fakat şuda bir gercektir ki Cahit Sıtkı ölüm siirlerini ölümden korktuğu için degil yasamayi cok sevdigi icin bu kadar fazla söz etmis kaleme almistir.

insan_okur 
01 Tem 2016 · Kitabı okudu · 4 günde · Beğendi · 10/10 puan

Ne denilebilir ki bu kadar muazzam dörtlükleri yazan, edebiyat aşığı bir yazar için. Ölüm korkusu üzerine yazılmış koca bir kitap. Çok beğendiğim, keyifle okuduğum bir şiir kitabım daha oldu. Allah korkusu çok fazla, yaptıklarından korkan ama bunları da üzülerek ifade eden. Daha doğrusu bunu bize o hüzünlü dizelerle ifade etmiş bize yazar. Pişmanlıkla, hüzünle, aşkla dolu bir kitap. Gerek vatanseverliği olsun, gerek aşkları gerekse doğa olsun çok fazla konuyu anlatmış kitabında Cahit Sıtkı. Hele o kitabın ismini taşıyan şiiri yok mu? Bambaşka bir şaheser. Hayatın başından sonuna kadar özeti. Hırslarımız, yanlışlarımız hepsini anlatmış. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim.

5 /

Kitaptan 347 Alıntı

MEMLEKET İSTERİM

Memleket isterim
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun;
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.

Memleket isterim
Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun;
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.

Memleket isterim
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun;
Kış günü herkesin evi barkı olsun.

Memleket isterim
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
Olursa bir şikâyet ölümden olsun.

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 142)Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 142)

Desem ki
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır,
Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor,
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini,
Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını,
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
Sende tattım yemişlerin cümlesini.
Desem ki sen benim için,
Hava kadar lazım,
Ekmek kadar mübarek,
Su gibi aziz bir şeysin;
Nimettensin, nimettensin!
Desem ki...
İnan bana sevgilim inan,
Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
Ve soframda en eski şarap.
Ben sende yaşıyorum,
Sen bende hüküm sürmektesin.
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
Günlerden sonra bir gün,
Şayet sesimi farkedemezsen,
Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden,
Bil ki ölmüşüm.
Fakat yine üzülme, müsterih ol;
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini,
Ve neden sonra
Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede,
Hatırla ki mahşer günüdür
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Can Yayınevi)Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Can Yayınevi)

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah'ım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 202)Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 202)
Muhayyelll 
02 Eyl 16:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Kim yalnız değil ki hayatında?

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 112 - Yalnızlığımız - Epub)Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 112 - Yalnızlığımız - Epub)
Ahmet Can Ayhan 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlere yandığının resmidir... "

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 145)Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 145)
Ahmet Can Ayhan 
16 Kas 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında."

Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 154)Otuz Beş Yaş, Cahit Sıtkı Tarancı (Sayfa 154)

Kitapla ilgili 1 Haber