Atayın Ruhu

Atayın Ruhu
@Konomi44
Oğuz Atay ...
Kafam ilk on beş yaşımda yandı, ben o mezarın başında çok ağladım .Ruhunu kafatasımın içine bir yerlere hapsettim,bedenin için avuç içlerimde yer kalmadı, özel şirketlere gebe oldu üstündeki o toprak,ben o mezarın başında çok ağladım, durduramadığım öfkemi o küçük kızın gökyüzüne yitirdiği balona üfledim ,başım dönüyor, diyorum ki hiçbir ev annesiz kalmasın içimizdeki beklemekten çürümüş umutları bir battaniyeye saralım sonra bir bedevi çadırında İsayı tartışalım.Kum,toz ve ateş arasında gözlerin ne güzel gülüyor biliyorum sonu olmayan bir tartıda asılı kalmışız, zamana inanmıyorum sen doğduğun zaman ben o elmayı henüz ısırmamıştım yoksa bütün o ağaçları ismimdeki ateşe yakardım.Ben o mezarın başında çok ağladım kimsecikler yoktu Allaha ettiğim her duanın sonunda ismini üç kez sayıklıyorum,uyumak için göz kapaklarımı mengeneyle birleştirmek istiyorum.İçimde çözümleyemediğim denklemler,hipotezler,varsayımlarla yaşıyorum.Bitsin artık diyorum kendi kendime yaşadığım bu işkence,en mutlu anlarımda bile birdenbire gelen o yalnızlık hissi oysa etrafım ne kadar kalabalık, insanlardan alınan birer dal sigarada öksüre öksüre söndürüyorum yalnızlığımı adım Temmuz sadece kendimden korkuyorum ne aradığımı bilmeden bütün gece yürüyorum .Bütün insanlığı geride bırakıyorum ve gökyüzüne yükselmek istiyorum binlerce gezen arasında buraya nasıl düştüğümü anımsamıyorum aklım karışıyor bir ürperti geliyor ayaklarımdan başlayıp beynime kadar elektrikleniyor, içimdeki Temmuz'un bedeninden çıkartamıyorum Meryem gibi koşturuyorum beni hayata döndürecek bir yudum su bulamıyorum, bu girdabın içinde bir ağaç gibi kalıyorum.Temmuz kafasını toparlayamıyordu bir türlü kendinden çıkamıyordu sahip olduğu her şeye rağmen içinde ki yalnızlıkla yaşıyordu birden kapının çaldığını fark etti apar topar
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Temmuz kolundaki saate baktı sanki bir yere geç kalmış gibi adımlarını hızlandırdı ama saatin kaç olduğunu anımsayamadı tekrardan saatine baktı dokuzu on dokuz geçiyordu midesinin bulandığını hissetti o eve girmek istemiyordu ama ayakları Temmuzu o eve götürüyordu - dur dedi kendi kendine gitmek istemiyorum o oda beni delirtiyor sanki ruhum o kapının eşiğinde bedenimden ayrılıyor ne dokunduğum eşyayı hissediyorum ne yediğim yemeğin tadını alıyorum.İlk günah bu odada işlendi, Adem o elmayı bu odada ısırdı, İsa çarmıha bu odada gerildi Temmuz'un kafası giderek karışıyordu ani bir hareketle kafasını sağa sola salladı düşünceleri bir anda yok oldu evin kapısına geldiğini fark etti anahtarı yavaşça çıkardı kapının deliğine soktu tüylerinin kabardığını hissetti her gün ayn rutin ayini bu kapının önünde yapıyordu kapıyı açtı lanetli bir mezara girer gibi adımlarını dikkatlice attı oysa her gün aynı odaya giriyordu paltosunu çıkardı dolabı açtı atıştırmalık yiyecekler ve düşüncelerini engellecek alkolü çıkardı. Ahşap masasına baktı üzerinde onlarca yazılmış sayfalar duruyordu dün içtiği içkilerin yanına elindeki koydu sandalyesine oturdu kalemlerin yanında duran gözlüğünü taktı ucuz biranın kapağını açtı boğazı yanana kadar içti yiyeceklere göz gezdirip hızlıca atıştırdı bu sefer tekrardan ve daha uzun bir yudum aldı
Poe uzun zamandır içmiyorum başımın dönüp zamanımın yavaşlanmasını aslında çok seviyorum ama Poe ben hep mutluyken içerdim .Mutsuz insanların neden içmeye gerek duyduğunu bir türlü anlamıyordum canım yanacaksa Poe bir saniyesini bile kaçırmak istemiyorum bağırmak ,haykırmak yarama ellerimle bastırmak istiyorum çünkü Poe bu yarayı ben açtım benim kabukbağlamam lazım
Poe darma dağınık olan aklımı düzeltebilmek için daha ne kadar zamanın geçmesi gerekiyor kestiremiyorum.Hiç durmadan dönüp duran zamana bıraktım bedenimi ,zaman uçurumdan yer çekimine doğru süzülüyor bedenim , hava sürtünmesinden mi yoksa heyecanımdan mı göz yaşlarımı durduramıyorum, Poe bütün günüm sana yazacağım (zarfı bile olmayan mektuplar) kelimeleri düşünmekle geçiyor akşam olunca seçtiğim bazı özel kelimeleri bile unutuveriyorum kağıt kalemle pek elim varmıyor gündüz gözüyle olmasını istemediğim bir yandan da sabırsızlıkla beklediğim gece ruhumda bir yarayı kaşıyor.Poe merak etme karanlıktan ve sessizlikten korkmuyorum ve aklım hala yerinde
Hayallerimi ,umutlarımı, sevinçlerimi , üzüntülerimi kibrit kutusana koyup tek bir kibritle hepsini yaktım hanımefendi