Hacer

Mengene içim ve hiçliğim arasında  düşünmek ve düşmek arasında dilim ve bildiklerim arasında  gördüklerim ve inanmak zorunda olduklarım arasında  göz kapaklarım arasında  mezarımın başına diktiğiniz taş ile aşkın arasında  ayağı kırılan atı vurdukları yer ile  kalbi kırılan insanı unuttukları yer arasında  heyecandan uyuyamadığım çocukluğum ile  hezeyandan uyuyamadığım gençliğim arasında  sıkışıp kaldım. sarsıntıdan sonra kalan korku gibi burdayım ben, loş ışıkta can atan parlama size çok fazla şey söylemeyeceğim. kırıldığımın bile farkına  birileri beni süpürmeye geldiğinde vardım sizden çok fazla şey beklemeyeceğim. o yangından en son kurtarılması gereken benim sizinle gelmeyeceğim. ben bu dünyadan karanlığına alışmamış  iki çift göz gibi geçtim sizi bir daha asla  rahatsız etmeyeceğim Kadir Zorlu
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Son Söz Ve zaman döne döne  Gelmişti başlangıç noktasına  İlk yaratılış düğümüne Mahlukatın var olduğu  Yüzüsuyu hürmetine  Evrenin efendisinin  Kavuşmak vakti gelmişti sevgilisine Hayatın menbaı  Merhametin son durağı  Madeni, muhabbet ocağının  Ateşler içindeydi  Yatağında İltica etmişti sanki kainat  Kutsal tenine  Hayata şafak olan alnında  Ter taneleri  Her biri insanlık çilesinden  Bir haberdi sanki  Bir an oldu  Aralandı gözleri  Sonsuzu kuşatan bakışları  Süzdü ciğerparesi Fatımayı  Süzdü tek tek çevresindeki  Can dostlarını  Kıpırdadı dudakları dedi: 
Şiir
Kitapları da dostlarını seçer gibi seçmeli kişi, öyle değil mi?
“Hâk Teâlâ sevdiği kuluna dünyayı daraltır; sevmediğine genişletir ve kendini unutmaya sebeb kılar. Allahü Teâlâ'yı bir an bile unutturacak dünya meşgalesinden hayır beklenmez.” Fudayl bin İyad (ks)
Bayağı gelse de bir şey söyleyeceğim. Biz duygusal açıdan çok cahiliz. Bize anatomi, pretoria'daki tarım, hipotenüsün karesinin dik kenarların karelerinin toplamına eşit olduğu gibi her tür bo*u öğrettiler. Ama insan ruhuna ilişkin tek bir şey öğrenmedik. Kendimiz ve başkaları hakkında kara cahiliz.