Hacer

bir hamam böceği ile bir uğur böceği biyolojik olarak birbirlerine her ne kadar yakın olurlarsa olsunlar biz onları çok farklı ele almaya çabalarız. Toplum uğur böceğine bir rol belirlemiştir ve böceğe bakış açımızı yönlendirmektedir. Bu bakış açısı yüzünden böceklerden korkan bir birey uğur böceğinden korkmayabilir. Buradaki durumu başka bir ifadeyle söyleyecek olursak, toplum korkularımızı/sevgilerimizi yönetmektedir.
Reklam
Kayıpların tozlu raflar arasında unutulma ihtimali Varoluş hikayemin bilinmezi. Duvarları ilanlarla dolu sokağım. 5 liraya çekilmiş 12’li vesikalıklardan Bir demet yapıp getirmişsin Gibi doğmuş bugün güneş. Sen gül, gözlerinin kenarı kırışsın. Cam kenarı düşlerim Kırmızı saksılarda yeşermezken Beyazlamış saçlarının rengi, Göç yollarım. Seni saatlere sakladığımdan Haberin yok. Elmanın da bir özgürlüğü var armudun da. Hatta içinde dolaşan kurdun da.
Ben, duvar diplerini giyineceğim Kimseye kapısından yakın olmayacağım Ağzımı kuyulara vereceğim Beni kim beklemiyorsa ona gideceğim Otların ıssız mevsimini seveceğim Bir yağmur hükmü olacağım Mutluluğu pişmanlığı bir bileceğim Sitemlerinizden eksileceğim Kum sahiplerine suları göstereceğim Kimin uzağı varsa kalbi var diyeceğim Kirpilerin sevgisini soracağım size Kılavuzum yalnızlık olacak Ömrümü hiçbir yakınlıkla örtmeyeceğim Babamı bende yaşatmayacağım Güven duygunuzdan tiksineceğim Çocuklarımdan çekileceğim Hayalden başka gerçeğim olmayacak Sevginizle yatışmayacağım Bir tek alın çizgisine eğileceğim Zaman hep sizi çoğaltacak Bir harf bile etmeyecek kalbimden geçenler Beni sevmeyeceksiniz bileceğim Işıkları tarif edeceksiniz durmadan Düzgün cümlelerinize yenileceğim Sevincin yoksulluğunu göstereceğim size Ayrılığın özgürlüğünü öğreteceğim Aralık kapılarda fotoğrafınızı alacağım… Kirpiklerimden çırpıp kalabalığın zamanını Ey buğusuz taşlar Size geleceğim…
"Şiiri seven kadına, ruhunu teslim et azizim. O etrafı derler toplar. Umutlarını, yarınlarını adam eder.!" Nazım Hikmet Ran
Bir insanla bir ömür boyunca aynı yastığa baş koymak, Bir ömür aynı yolda yanyana, ilk günkü gibi el ele yürümek, Allah'ın verdiği bir emanet olarak görebilmek. Hani bana soruyordun ya kıymetlim, bir insan ne zaman büyük adam olur diye, Büyük mevkilere geldiğinde değil, büyük okullar bitirdiğinde değil, büyük işler yaptığında değil, Bir ömür evleneceği o kadına sahip çıktığında, emanetini yüreğinin en güzel yerinde taşıdığında adam olabilir başka türlüsü güç.
Reklam