‘’Çoğu kişinin gözünde neyim, kimim ben -bir hiç, ya da aksi suratlı, yadırgı bir adam- toplumda doğru dürüst bir yeri olmayan, hiçbir zaman da bir yer bulamayacak olan, kısacası, alçağın alçağı biri. Pekala, diyelim ki bunlar doğru, gene de yapıtlarımla, böylesi yadırgı bir adamın, böylesi bir hiçin yüreğinde neler olduğunu dünyaya göstermek isterdim.’’
Yazdıklarım spoiler sayılır mı pek emin değilim o yüzden baştan uyarayım, spoiler içerebilir.
youtube.com/watch?v=dipFMJc... , bu şarkıyı da buraya iliştirmek istedim.
Van Gogh hakkında herkes gibi kulak kesme hikayesi ve ‘‘Yıldızlı Geceler’’ dışında hiçbir bilgiye sahip değildim. Ben de merak uyandıran şey ise ‘’Loving Vincent’’ filmi oldu. Kitaplar ve filmlere ağlama reaksiyonu gösteren birisi hiç olmamama rağmen filmde hissettiğim derin yalnızlığın bendeki etkisi gözyaşları olmuştu. Kendi sözlerinden Vincent’ın ruhunu yakalama ihtiyacı hissetmiştim, araya uzun bir zaman girse de bu kitabı okumak bunun tek yoluydu.
Kitap, kendisine büyükbabasının ve ölü doğan kardeşinin ismi verilen Vincent’ın yaşamının kısa bir kronolojisiyle başlıyor. Oysa o’kısa’’ yaşantıya 860 yağlı boya tabloyla 2000’in üzerinde eskiz ve resim sığdırmış. Şaşılacak bir durum değil, resim yapmanın kendisinin ilacı olduğunu dile getiriyor. Asla kendisini yeterli bulmuyor ve koşullar ne olursa olsun çalışması gerektiğini yazıyor kardeşine, öyle de yapıyor; ‘’Mauve, ‘ben sanatçıyım’ dememden alınmış. Ben bu sözü geri almam, çünkü bu sözcüğün benim için taşıdığı anlam şuydu: hiç durmadan arıyorum, mükemmele erişemiyorum. ‘Biliyorum, aradığımı buldum.’ demenin tam tersiydi söylediğim söz.’’
Yaptığı eserlerin satılabilecek durumda olmadığını bu duruma gelmek için ise daha çok malzemeye ve dolayısıyla paraya ihtiyaç duyduğunu
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma