Tohuma sadakat, geçmişe ve geleceğe sadakattir. Tohumu anlamak; varlık sebebimizi anlamak, bulunduğumuz noktada ne kadar zengin bir miras, ne kadar çok sorumluluk ve ne kadar umutlu bir gelecek olduğunu fark etmektir.
Sonsuz spiraller iç içe, hepsi birbirine bağlı, mükemmel bir düzende hareketlerine devam ederken, içinde yaşadığımız modern iletişim ağı, bir yandan belli konulardaki bilgi akışını, ulaşımı, pek çok çağdaş işi hızlandırmakta, diğer yandan da bizi çokça kendimize yabancılaştırıp, diğer insanlardan çevreden ve evrenin doğal döngülerinden kopartmakta.
New York City' de ki bir gökdelen ile bir Afrika köyündeki en basit sazdam arasında hiç bir ayrım gözetmiyorum. İkisi de ihtiyaca göre varolmuş ve işi bittiğinde şekil değiştirecek.
Victor bizim yaşadığımız çağda, traktör yerine sabanı, beton yerine kerpici, elektrik yerine yel değirmenini ve kimyevi ilaçla her vakit yetiştirilmiş olanın yerine de mevsiminde ki domatesi tercih ediyordu. Gerçek buğdayı, gerçek tohumu, gerçek sofrayı öneriyordu. Toprağın, yağmurun ve rüzgarın, ne kadar kalabalık olursak olalım herkesin doğabileceği kadar bereketli olduğunu hesaplıyordu.