Sonra bir Bukowski pervasızlığı sarar ruhunu, iki afilli cümle parlatırsın:
‘’ Çamur yer, şekeri sevmem. Nerede lan benim viskim! ‘’
der.
Ardından bi şarkı patlatırsın.
Nazım da bizim, Ahmet Arif de bizim, Mehmet Akif de bizim, Necip Fazıl da bizim, Sebahattin Ali de bizim, Atsız da bizim... Hepsinden bir tat almak bizim elimizde! Ayrıştırmak niye ?