GÜLLER

GÜLLER
@Ktplrlagllr
@Ktplrlagllr·
·
sabitlendi
Bir gün belki gerçekleşir diye insanın kendinden bile sakladığı ümitleri olmalı
Reklam
Bir şeyin gerçekten olmasını istiyorsan, öncelikle elinden geleni yapman gerekir. Daha sonra eğer o şey Rabbin tarafından sana uygun görülürse; ya nasip eder ya da imtihan eder. Bilakis Rabbin her şeyi biliyor; seni yaratan, seni senden daha iyi tanır. Sen sadece emanetin taşıyıcısısın. Emanete sahip çıkman veya zarar vermen de yine senin imtihanındır. Bu emaneti sana veren yine Rabbindir. ​Gel gör ki; emanete riayet etmeyip kimisi zarar verir, kimisi bu emaneti boşa harcar. Emanetin hakkını vermez, emanete takdim edilen zamanı nefsimize yenik düşerek boşa harcarız. Oysaki en layıkıyla; ya ilimle, güzel bir yaşantıyla, Kur’an’la, Peygamber’in sünnetiyle donanıp, hatta tamam etmek gerekir. ​Aynı zamanda ceza-mükâfat koridorunu da göz önünde bulundurarak hareket edip bu emaneti donatmalı, günü gelince (hesap günü) mükâfatı almak için Hakk’ın rızasını istiyorsak; Hakk’ın razı olduğu şeyleri yapmak ve razı gelmediği şeylerden kendimizi geri çekmek gerekmektedir. ​Bizim yapacağımız tek şey, bize verilen bu emanetin hakkını layıkıyla vermektir. Gerek ilimle, gerek nefse hâkim olmakla ve gerekse nefsin arzu ettiği heveslerden uzak durarak bu emanete sahip çıkarız. Hayatın sadece dünyadan ibaret olmadığı düşüncesiyle, bihaber dememek için direnmeli; ahiret hayatının varlığına yakinen inanıp teslim olmalı, emanete riayet etmeliyiz. Haset etmeden, , severek yapmalı, Zamanı geldiğinde Rabbin sana, senin istediğini en hayırlı bir şekilde verecektir. Yeter ki inanıp O’na dayan..."
Hayatın İçinden Bir Kesit ​Bu uzun bir yazı fakat gerçekler; hepimizin problemi, imtihanı ve ilgisidir. Eğer gerçekten bir şey bir insanın nasibiyse; ne olursa olsun, her ne engel çıkarsa çıksın, Rabbim onu bir şekilde nasip edecektir. Yok eğer değilse; dalda elma olsa koparamazsın, rüzgâr olsa hissetmezsin, ne kadar peşinden koşarsan koş yetişemezsin. ; . Rabbim seni öyle bir yerden ödüllendirir ki; olmayan şeyler için Rabbine şükredersin, olanlar için teşekkür edersin. Önemli olan Rabbine olan inancını kaybetmemen ve umutlu davranmaktır. Rabbimin bizim için hazırladıklarına kalben inanmalıyız, göz ardı edip inancımızı kaybetmemeliyiz. ​Dünyaya gönül bağlayıp hayattan el etek çekmemeli insan. Bazen insanın kalbi buna razı gelmese de, elinden geleni yapıp Rabbimize tevekkül edince; zamanı gelince her şeyin en güzelini yine nasip eder. O dilerse her şeyi içinde olduğun duruma göre farklılaştırır ve yine dilerse seni imtihan eder; bakalım sabredebilecek misin? ​Ve yine ne diyor: "La tahzen (Üzülme ey kulum), Rabbin seninle beraberdir." Kimi zaman olduğumuz durumda bazen şikâyet ederiz, bazen sadece o duruma katlanırız. Fakat durumun farkına vardığımızda; aslında Rabbimin bir bildiği veya imtihan ediyor olduğunu düşündüğümüzde kendimizi kınamamalıyız. ​Biliyorum çok yorgunsun ama inan; geçecek ve Rabbine teşekkür edeceksin. Sadece üzgün olduğun için içine kapanmışsın. Gel gör ki; Rabbimin sana vereceği nimetlerden bihaber olmak ne kadar acı bir durum.
Hasetten uzak bir dünya diliyorum.Sadece içinde kuşların cıvıl cıvıl seslerinin olduğu...
Her Batan bir Günün ardından bir Günün daha geleceği düşüncesi de bir umuttur....
Reklam