“Keşke”, bir romandan çok daha fazlası…Okurken yazarının dersine çok iyi çalıştığını, tarihin tozlu raflarının fazlasıyla aydınlanması için titiz bir şekilde çalışıldığı çok belli.
Sabia ve Fikret ülkemizin aydınlanma sürecinde yetişmiş olan iki öğretmendir. Bazen hayır diyememenin, bazen yanlış kararlar vermenin, bazen vefa borcunu hayatıyla ödemenin, bazen de gururun altında kalmış hayatlarının ortasına koca bir keşkenin yerleştiği hayat öyküleri aracılığıyla Köy Enstitüsüleri’ne dair bilmediğimiz, tahmin dahi edemeyeceğimiz şeyler okuyoruz bu kitabımızda.
Peki Köy Enstitüleri neydi? Amaç sadece okuma yazma öğretmek miydi, asıl ilkeleri neydi, amaçları neydi ne oldu… Bunun gibi birçok sorunun cevabı kitapta akıcı bir dille ifade edilmiş.
Köylerinde okulu olmayan köylü çocuklarının eğitilmesi, hayata kazandırılması; okuma yazmadan başlayıp, tarım, sanat, dikiş nakış, hatta duvar örmeye kadar hayata dair kazanımlar sunan Köy Enstitülerini daha iyi anlamak, üzerine düşünmek istiyorsanız okumak için çok güzel bir kitap…
İyi okumlar dilerim.